Özgür Bolat Uyarıyor: Çocukları Ödülle Cezalandırmayın!

Çocuğuna çeşitli ödüller vererek, ona istediğin işi yaptırıyor olabilirsin. İlk etapta her şey yolundaymış gibi görünebilir ama olayın iç yüzü hiç de öyle değil.

Eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat, “Beni Ödülle Cezalandırma” kitabında çocuğuna ödül vererek iş yaptırmanın aslında ona büyük bir ceza olduğundan bahsediyor. Sana özel derlediğimiz bu bilgilerden çok daha fazlası için kitabı okumayı unutma!

Ödül nedir?

Özgür Bolat ödülü, bir koşula bağlı olarak verilen ve verilen kişi tarafından cazip görünen bir obje veya etkinlik olarak tanımlıyor. Buradaki esas nokta ödülün bir koşul olarak verilmesi. Bir annenin kendisine sorduğu soruyla açıklıyor durumu.

Anne, “Ben çocuğuma sınıfı geçince, tablet alacağımı söyledim. Almayayım mı?” diye sormuş Özgür Bolat’a. O da “Şimdi buradan çıkınca bir tablet alın ve bak oğlum sana bir hediye aldım, deyin.” demiş. Çünkü sınıfı geçince denildiği an, tablet bir koşul olarak sunulmuş oluyor ve bu durumda tablet de ödül oluyor.

Eğer tablet, kişinin içinden gelerek alınırsa ödül değil; hediye oluyor. Bu durum da çocuğuna zarar vermiyor. Tabii ki en doğru olan çocuğun kendi harçlığını biriktirerek tabletini alması.

Bunca şey arasında nasıl iyi bir ebeveyn olabileceğin konusunda endişelerin olabilir. Ancak kendine haksızlık etme, çok iyi bir anne olacaksın. Bunlar da bizim minik önerilerimiz: Hayallerimizdeki Gibi Bir Anne Olmanın 9 Yolu

Ödül gerçekten işe yarar mı?

Edward Leci ve Mark Lepper, ödülün zararını ispatlamak için birbirinden habersiz çalışan iki psikoloji profesörü. Prof. Deci, üniversite öğrencilerinden oluşan iki gruba Legolar veriyor. İlk gruba Legolardan oluşturdukları her şekil için para veriyor, ikinci gruba ise hiçbir şey vermiyor.

Hangi grubun Legolarla daha çok uğraşacağını ölçmek için süre tutuyor. Tahmin ettiği gibi ödül alan grup Legolarla daha çok vakit harcıyor. Ancak deneyin can alıcı kısmı ikinci bölümde.

Profesör, ilk turun ardından öğrencileri yeni bir odaya alıyor. Burası içlerinde Legoların, farklı nesnelerin ve dergilerin olduğu bir mekan. Bu kez her iki gruba da ödül verilmiyor ve işler değişiyor. Ödül alan grup Legolarla çok az oynarken, hiç ödül almayan grup çok uzun oynuyor.

Deci, araştırmasını üniversite öğrencileriyle yaparken, Mark Lepper de benzer bir deneyi anaokulu çocuklarıyla yapıyor. Lepper’in deneyinde de ödül verilen grup, deneyin ikinci aşamasında yaptığı işle daha az vakit geçirirken, ödülün verilmediği grup çalışmaya aynı heyecanla devam ediyor.

Bu iki deney, psikoloji ve eğitim dünyasında büyük bir tartışma yaratarak, ödülün işe yaradığını söyleyen davranışçı ekolün prensiplerini temelden sarsıyor. Bilişsel ekol ve davranışsal ekol arasında başlayan amansız savaş, Waterloo Üniversitesi’nden Prof. Michael Ross’un deneyiyle nihayete eriyor. Tabii ki bu deney de ödül alan grubun ilgisini kaybettiği yönünde. Ve daha sonra yapılan pek çok deney de öyle.

Birlikte iyi zaman geçirmeniz önemli: 3 Soruda Çocuğunla Kaliteli Zaman Geçirmek ve Kaliteli Zaman Etkinlikleri!

Ödül ortadan kalkınca, çocuk da o işi yapmayı bırakıyor

Yapılan araştırmalara göre ödül, çocuğun o işe daha çok ilgi göstermesini ve daha çok zaman harcamasını sağlıyor. Hatta ödül alıyor olmak çocuğun heyecanını en üst seviyeye çıkarıyor. Ancak ödül ortadan kalktığında, o işi yapmayı bırakıyor.

Özgür Bolat bu noktada ödülü, çocuğun o işi yapmasına sebep olan şey olarak değerlendiriyor. Dolayısıyla ödül ortadan kalktığında, çocuğun işi yapmasına da gerek kalmıyor.

Sürekli ödülle motive etmek yerine böyle faydalı şeylere yer açabilirsin: Çocuk Gelişimi İçin En Az Mama Kadar Önemli Eğitici Oyunlar

İç motivasyon ve dış motivasyon unsurları

Ödül davranıştan önce de vaat edilse, davranıştan sonra da sürpriz olarak verilse sonuç değişmiyor. Özgür Bolat bu durumu örneklendiren çok güzel bir hikaye anlatıyor kitabında.

Bir okulun yanı başında yaşayan bir adam varmış. Okuldan çıkan çocuklar onun evinin önünden geçerken, ellerindeki değnekleri balkonun demirlerine sürterek “dıırtttt” sesi çıkartırlarmış. Onlar bu sesten büyük mutluluk duyarken, yaşlı adam gürültüden çok rahatsız olurmuş.

Çocuklara kızsa ya da ceza verse olmayacağını bildiği için onları bu davranıştan vazgeçirmek için aklına çok güzel bir fikir gelmiş. Çocukları yanına çağırmış ve onlara şöyle demiş: “Çocuklar çıkardığınız ses çok güzel. Bunun için size her gün 1 TL vereceğim.” Çocuklar da biz zaten bunu çok seviyoruz, bir de üzerine para alacağız, diye, sevinçle kabul etmişler.

Yaşlı adam önce çocuklara her gün 1 TL vermiş, ikinci hafta olunca parasının azaldığını söyleyerek artık 50 kuruş verebileceğini söylemiş. Çocuklar biraz bozulmuş ama “Tamam, hiç yoktan iyidir.” diyerek kabul etmiş. Üçüncü hafta gelince, yaşlı amca “Çocuklar maalesef param kalmadı. Bu yüzden size para veremeyeceğim.” demiş. Bunun üzerine çocuklar, “Para yoksa ‘dıırrttt’ da yok.” diyerek değnekleri sürtmeyi bırakmışlar.

Bu hikayede yaşlı adam çocuklara ödül vererek, onların iç motivasyonunun yerine (keyif), dış motivasyonu (ödül olarak para) koyuyor. Dış motivasyon aracı ortadan kalkınca, davranış da ortadan kalkıyor. Kısacası, "Çocuğuna ödülle iş yaptırabilirsin ama ödül ortadan kalktığında davranış da ortadan kalkar diyor." Özgür Bolat.

Oyuna bayılmayan çocuk yok. İşte sana çocuğunla oynayabileceğin hem eğlenceli hem eğitici tavsiyeler: Oyuncu Anne Şermin Yaşar'dan 6 Eğitici Oyun

Hedonistik adaptasyon

Bazı anne-babalar, çocuğunun ödülle de olsa tüm ödevlerini yaparak iyi okullara gitmesini istiyorlar. Yani, “Çocuğum iyi bir üniversiteye girsin de sonrası kolay. O nedenle ödülle iş yaptırmakta sorun görmüyorum.” diyor. Bu durumda çocuğa sürekli ödül vererek motivasyonu diri tutmak gerekiyor. Bunun son derece yanlış bir tutum olduğunu söylüyor Özgür Bolat.

Sürekli ödül vererek çocuğunun motivasyonunu canlı tutabilir misin?

Çocuğuna ödülle iş yaptırdığın an, heyecanlanır ve ödül için o işi yapar. Ama o ödüle kısa bir süre sonra alışır. Bir süre sonra heyecan duymamaya başlar ve iş yaptırmak için bu kez ona daha büyük bir ödül vermen gerekir. Örneğin, sınıfı geçince tablet alırsan, seneye daha büyük bir ödül alman gerekir ve bunun bir sonu yok.

İnsanlar sahip olduklarına hemen alışırlar. Mesela yeni bir ev aldığında bir süre sonra ona alışırsın ve daha iyi bir ev istemeye başlarsın. Psikologlar, bizim sahip olduğumuz şeylere alışıp, onlardan daha az keyif almamıza “hedonistik adaptasyon” diyor.

Ödül yöntemiyle çocuğuna iyilik yaptığını zannederken, ona aslında en büyük cezalardan birini veriyorsun. Ödül içinde cezayı da barındırır ve ödül sistemini sonsuza dek devam ettiremeyeceğin için kendini ve çocuğunu bir girdabın içerisine sokmuş olursun.

Gördüğün gibi hep ödülle olmuyor, her şeyin bir dengesi var. Ona en büyük iyiliği, daha çok şey paylaşarak yapabilirsin: Temiz Hava, Bol Güneş: Çocuklar İçin 9 Açık Hava Eğlencesi

Ödül ile ceza arasındaki benzerlik

Ödül ve ceza, davranışsal psikolojide hem tanım hem de uygulama olarak farklı kabul edilse de aslında özünde aynılar. Sadece biri olumlu, diğeri olumsuz bir ifade. Özgür Bolat, bu durumu şöyle örneklendiriyor:

  • Ödevini yaparsan, bilgisayarla oynayabilirsin.
  • Ödevini yapmazsan, bilgisayar oynayamazsın.

İlk cümle ödül, ikincisi ceza gibi görünse de iki cümle de özünde aynı. Bu cümlelerle çocuğuna bir koşul sunarak onu kontrol ediyorsun. Çocuğun, ödülü getirecek davranışı sergileyemediği an otomatik olarak ceza almış oluyor.

Adem Güneş de bu konuda uyarıyor: Cezasız Eğitim Ne Demek, Neden Önemli?

Çocuğunu ödülle teşvik etmeye çalışman nelere sebep olur?

  • Ödül vererek çocuğunu motive edebilirsin. Yapmasını istediğin işi yapar ama ödül vermeyi bırakınca, o da o işi yapmayı bırakır.
  • Çocuğunun yapmasını istediğin davranışı bırakmaması için sürekli ödül vermen gerekir. Bir süre sonra hedonistik adaptasyondan dolayı o ödüle alıştığı için ödül de işe yaramaz hale gelir.
  • Çocuğunun beyni ödüle alışınca dopamin salgılamayı bırakır. Yani, o ödülden zevk almamaya başlar.
  • Çocuğunu tekrar motive etmek için ödülü değiştirmen ya da daha büyük bir ödül vermen gerekir. Bu da sürdürülebilir bir motivasyon aracı olmaz. İşin ucunda ödül yoksa, o işi yapmayı bırakır ve sen de bir noktadan sonra tıkanırsın.
  • Eğer çocuğunu ödülle iş yapmaya alıştırırsan, kendi sorumluluğunda olan işler için bile senden ödül ister. Bu da onda sorumsuzluk bilincinin gelişmesine sebep olur.

Çocuğunun sorumluluk duygusunu geliştirebileceğin altın tavsiyeler: Özgür Bolat'a Göre Çocuğa Sorumluluk Kazandırmanın 5 Yolu