9 Maddede Lohusa Depresyonu (Postpartum Depresyon)

Lohusalık dönemi illa doğum sonrası depresyonla mı sonuçlanır? Postpartum depresyonun belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir? Lohusa dönemi psikolojisine dair merak ettiğin her şeyi Uzman Klinik Psikolog İpek Gökozan'a sorduk! Videolu anlatımları kaçırma!

1- Lohusa depresyonu, doğum sonrası depresyon, postpartum depresyon bu ifadelerin hepsi aynı durumu mu tanımlar? Kısaca ne olduklarına değinebilir miyiz?

Bu ifadelerin hepsi birbirinin aynısıdır. Doğum sonrasında lohusalık dönemi içerisinde her annede ilk 15 gün hafif bir hüzün olması normaldir. Buna doğum sonrası hüznü deriz.

Bu süreç çok uzun sürmez ve belirtileri depresyon kadar ağır değildir. Duygusal iniş çıkışların olması, kolayca öfkelenme veya hüzünlenme, ağlama, uyku hijyeninde bozulma, endişe, yorgunluk gibi belirtiler beklendiktir.

Ancak; bu belirtilerin şiddeti ve süresi artmaya başlarsa, doğum sonrası depresyon durumundan söz ediyor olabiliriz.

2- Doğum sonrası depresyon belirtileri nelerdir?

Doğum sonrası depresyonun belirtileri şöyledir:

  • Depresif ruh hali veya ciddi duygusal iniş çıkışlar
  • Ciddi ağlama krizleri
  • Bebekle bağ kurmada güçlük
  • Aile ve arkadaşlardan kendini geri çekme
  • İştah kaybı veya her zamankinden çok yeme hali
  • Uykusuzluk veya çok uyuma isteği
  • Eskiden zevk alınan aktivitelerden zevk alamama
  • Yoğun sinir ve öfke hali
  • İyi bir anne olamama korkusu yaşama
  • Değersizlik, yetersizlik düşünceleri
  • Konsantrasyon güçlükleri
  • Ciddi kaygı durumu veya panik atak geçirme
  • Bebeğe veya kendine zarar verme isteği
  • Sıklıkla ölümü düşünme veya planlama

3- Doğum sonrası depresyon nasıl geçer? Doğum sonrası depresyon yaşayanlar bu durumu nasıl atlatabilir? Yakınlarından ya da uzmanlardan nasıl destek alabilir?

Doğum sonrası hüzün kendiliğinden geçer. Ancak doğal annelik hüznü artık depresyon derecesine ulaştıysa; yani annenin gündelik hayat fonksiyonelliği bozulmaya başladıysa mutlaka bir uzman desteği almalı. Kendine ve bebeğine bakım veremeyen, yatağından çıkmak istemeyen, devamlı uyuyan, ölümü düşünen bir annenin kendiliğinden bu süreci atlatması zordur ve durum ciddidir.

Bu tip bir durumda sosyal destek çok önemlidir. Eşinin çok anlayışlı davranması, bebeğe iyi bakamadığı için anneyi suçlamaması, bunun bir hastalık süreci olduğunu kabullenmesi gerekir. Aile büyüklerinin de anneyi yalnız bırakmaması ve bebek bakımında ona yardımcı olması önemlidir. Ancak dozu kaçırmamak da önemli… Anne, baba ve çocuğun yeni bir aile olduğunu ve özel alanlara ihtiyaçlarının olabileceğini unutmamak gerekir.

Hamilelik sonrası depresyonda bir psikiyatri uzmanına veya uzman psikoloğa başvurmak ve tedavi için belirlenen basamaklara uymak önemlidir. Tedaviler annenin emzirme sürecini göz önünde bulundurarak düzenlenir.

4- Doğum sonrası depresyon ne kadar sürer? Bunun makul bir zaman aralığı var mıdır? Belli bir süreyi geçen durumlarda nasıl önlemler almak gerekir?

Doğum sonrası depresyonun ne kadar süreceği kişiden kişiye göre değişebilir. Belirli bir zaman aralığı vermek çok zor; 6 ay da sürebilir, 1 yıl da. Sürenin uzaması depresyonun şiddetinin arttığına dair bir işarettir. Postpartum depresyonu tetikleyici faktörlerin sayısı ve annenin yatkınlığı ne kadar fazlaysa uzama olasılığı o kadar yüksektir.

Yeri gelmişken, doğum sonrası depresyonunu tetikleyen faktörlerden bahsedelim. Hamilelik sürecinde anne adayında pek çok hormonal değişim olur. Bu değişimler hamilelik sonrasında da devam eder ve depresyonu tetikleyebilir. Biyolojik faktörlere ek olarak sosyal çevrenin anneye yaklaşımı ve eş desteği depresif sürecin oluşmasında önemli bir rol oynuyor.

Lohusa dönemindeki bir anneye eşinin vereceği destek, anlayış ve bebeğin bakımında üsteleneceği rol çok önemlidir. Anne kendini tek başına kalmış hissederse mutsuzluk ve endişe duyguları tetiklenebilir.

Zaman zaman da yeni annenin kendi annesi veya kayınvalidesi bebek bakımında fazlaca söz sahibi olabiliyor. Bu tip bir durumda anne kendini bebek bakımında yetersiz hissedebiliyor ve endişe, öfke gibi duyguların oluşumu kaçınılmaz oluyor.

Bütün bunlara ek olarak, çiçeği burnunda annenin kendi annesiyle olan ilişkisi de hamilelik depresyonuna vesile olabiliyor. Eğer yeni annenin kendi annesiyle küçükken iyi bir ilişkisi yoksa veya aralarında sevgi dolu bir bağ olmadıysa; yeni anne kendi bebeğiyle kuracağı ilişkisinde benzer olumsuz bağların kurulmasından endişe edebilir. Bunlara “hayalet duygular” diyoruz. Yani; anne-çocuk arasında 0-3 yaş aralığında kurulamayan sıcak ilişki, nesilden nesile aktarılarak yeni annenin kendi bebeğiyle kuracağı ilişkiyi de olumsuz etkileyebilir.

5- Doğum sonrası depresyon testi nedir? Nasıl uygulanır?

İnternette bu tip testlere denk gelebiliyoruz. Ancak bu testler geçerli ve güvenilir testler değildir. Uzman olmayan bir kişi bu tip testlerle tanı veya teşhis koymamalıdır. En doğru hamle bir uzmana gitmektir.

6- Lohusalık dönemi her kadın için doğum sonrası depresyonla mı sonuçlanır? Yoksa bu dönemi lohusa sendromu yaşamadan atlatan kadınlar da olabilir mi?

Elbette her kadın lohusa sendromu yaşamaz. Doğal annelik hüznü görülebilir, ama depresyona dönmeyebilir. Annenin hamilelik sürecini stressiz geçirmesi, sosyal desteğinin iyi olması, eşi ile aralarında sevgi dolu bir bağın olması koruyucu faktörler arasında sayılabilir.