8 maddede çocuğa ölümü anlatmak

Çocuklar daha ölüm sözcüğünün ne anlama geldiğini anlayamayacak kadar küçük yaşlarda bile bu durumla karşılaşabilirler. Ölümün ne anlama geldiğini bilmeseler de hayatlarındaki önemli bir kişinin yokluğu ile başa çıkmak zorunda kalırlar.

İlişki Psikoterapileri Enstitüsü'nden Uzman Psikolog Seniha Naşit Gürçağ, ölümün çocuklara nasıl anlatılabileceği konusunda bilgiler verdi.

Ölüm yaşamın stres yaratan, kaygı veren kaçınılmaz bir yaşam döngüsüdür. Bazen uzun bir hastalık sürecinin beklenen bir sonucu olarak bazen de hiç beklenmedik bir anda gerçekleşebilir.

Çocuklar daha ölüm sözcüğünün ne anlama geldiğini anlayamayacak kadar küçük yaşlarda bile bu durumla karşılaşabilirler. Ölümün ne anlama geldiğini bilmeseler de hayatlarındaki önemli bir kişinin yokluğu ile başa çıkmak zorunda kalırlar.

İşte bu noktada hayatlarındaki yetişkinlerin onların durumu anlamasını ve başa çıkmasını kolaylaştırması çok önemlidir. Ancak çocuklar için ölüm kavramının ne anlama geldiğini anlamak ne kadar zor ise yetişkinler için de ölüm hakkında çocuklarla konuşmak, onlara bu kavramı açıklamak bir o kadar zorlayıcı ve ürkütücüdür.

Ölüm çocuklara nasıl anlatılmalıdır?

Çocuklara ölümü anlatmak için , gibi benzetmeler sıklıkla kullanılır. Bu yaygın benzetmeler uygun bir anlatım biçimi değildir. Uykuya dalmak benzetmesi çocukların uykuya dalmaktan kormalarına ya da sevdikleri diğer kişilerin uyuyup bir daha uyanmayacağı hissine kapılamasına sebep olabilir. Sıklıkla kullanılan bir diğer benzetme olan sonsuzluğa uçma ise, çocuklar için soyut, anlaşılmaz ve kafa karıştırıcı bir kavramdır. Bu nedenle bu tür açıklamalardan kaçınılmalıdır.

Ölümün ne olduğunu çanlatırken çocukların anlayabilecekleri somut bir dil kullanmak gerekir. Özellikle 11 yaş öncesindeki çocuklar için ölüm vb soyut kavramları somutlaştırarak anlatmak önemlidir. Bu nedenle çocuklara ölümü nefes almak, acıkmak, üşümek gibi vücut fonksiyonlarının artık durması şeklinde anlatmak daha uygun bir anlatım biçimidir.

Ölümü anlatırken çocuklara ölümün gerçek sebebi de uygun ve yalın bir dille aktarılmalıdır. Gerçek nedeni açıklamak hem çocuğun ölümü biraz daha kolay anlamlandırmasını sağlar hem de olası suçluluk duygularının da önlenmesine yardımcı olur.

Özellikle küçük yaştaki çocuklar kendilerini olayların merkezinde gördükleri için yaşanan olayları kendileri ile ilişkilendirebilirler. Bu nedenle çocuğun ölümün kendisinin suçu olmadığını, bunu önlemek, ölen kişinin geri gelmesini sağlamak için yapabileceği bir şeyin olmadığını özellikle vurgulamak gerekir.

Tüm bu açıklamaları yapmak elbette ki bir anda çocukların bu kadar zorlayıcı ve soyut bir şeyi anlaması ve adapte olması için yeterli değildir. Yeni karşılaşılan bu sürece adapte olmak biraz zaman alacaktır.

Çocuklar ölüm karşısında nasıl tepkiler verirler?

Çocukların ölümle karşılaşma biçimlerine, yaşlarına, mizaç ve kişilik özelliklerine göre ölümle yüzleştikleri zaman gösterdikleri tepkiler değişkenlik gösterebilir. Ancak ani de olsa beklenen de olsa ölüm karşısında çocuklar sıklıkla aşırı korku ve ağlama, şoke olma, donup kalma, ölümü reddetme, hiç tepki vermeden günlük rutine devam etme gibi çeşitli tepkiler verebilirler.

Çocukların ölümle ilk karşılaştıkları anda verdikleri bu tepkilerin ardından genellikle yas süreci daha uzun süren başka tepkilerle devam eder. Bunlar çoğunlukla;

  • İçe dönme,
  • Uykuya dalmakta güçlük çekme,
  • Kabuslar görme,
  • Yaşından küçük davranışlar sergileme (parmak emme, alt ıslatma vb.)
  • Üzüntü ve özlem,
  • Başka bir sevdiğini kaybetme korkusu,
  • Öfkeli ve normalden farklı davranışlardır.


Yetişkinler çocukların ölümle başa çıkmasını kolaylaştırmak için neler yapabilirler?

Yetişkinler olarak;
1. Kendi duygularınızı saklamayın. Ölümün ardından yaşanan özlem, öfke, üzüntü gibi duyguların normal olduğunu hissettirin. Çocukların duygularını sizinle paylaşabilmesi için uygun ortam hazırlayın.
2. Ölen kişinin özel eşyalarını ya da fotoğraflarını ortadan tamamen kaldırmayın. Aksine çocuğun özlediği zaman bakabileceği ona özel bir albüm yapabilir ya da özel bir köşe hazırlayabilirsiniz.
3. Olabildiğince eski düzeninize devam etmeye çalışın. Örneğin: Çocuğun her zamanki evinizde yaşamaya devam etmesini sağlayın.
4. Mezarlık ziyaretlerine çocukları da götürün. Bu ölümü somutlaştırmak açısından önemli bir adımdır. Ancak eğer çocuk istemiyorsa baskı yapmayın.
5. Çocuğa yalnız ve çaresiz olmadığını, bundan sonra da onu seven insanların yanında olmaya devam edeceğini hissettirin.
6. Yaptığınız tüm somut açıklamalara rağmen bazı çocukların ölümü kabullenmesi zaman alacaktır. Bu süreçte, ölen kişi ile ilgili, , gibi sorular sormaya devam edeceklerdir. Bu sorulara ölen kişinin geri gelmeyeceğine dair somut, net ve kısa yanıtlar vermeye devam edin.
7. En sık görülen durumlardan biri de çocuğun sevdiği bir başka kişinin de ölümünden endişe duyma halidir. Babasını kaybetmiş bir çocuk annesini de kaybetmekten korkabilir. Hatta bu durum çocuk ölümü birebir yaşamadığı zamanlarda bile ortaya çıkabilir. Bir arkadaşının annesinin ölümü üzerine o da kendi anne veya babasının ölümünden korkabilir. Böyle durumlarda öncelikle çocuğun duygularını dikkatle dinleyin, önemseyin, korku ve kaygılarını anladığınızı ona hissettirin. Yanında olacağınıza dair garanti vermeniz, özellikle yaşanan ölüm herhangi bir hastalığın ardından gerçekleşmiş ise, hasta olan her insanın ölmeyeceğini özellikle belirtmeniz ve buna dair örnekler vermeniz önemlidir.
8. Eğer çocuk içe dönmüş ya da hiçbir şey olmamış gibi davranıyorsa çocuğa baskı yapmayın ancak ölümle ilgili konuşmasına fırsat tanıyacak ortamlar yaratarak içindeki duyguları yansıtmasını sağlayın. Çocuklar için duygularını sözcüklerle anlatmak biz yetişkinlerden farklı olarak daha zordur. Çocukların duygularını yansıtmalarını kolaylaştırmak için onlara oyun ve resim aracılığıyla uygun ortam, ölümü ve korkularını yansıtabilecekleri oyuncakları sunabilirsiniz. Çocuğun, bir doktor seti ile hastalanan birinin ölümesi oyununu defalarca oynayarak yansıtması aklındaki ölüm karmaşasına bir çözüm aramasının bir başka yansıtma yolu olabilir.

Ölümü anlamak ve kabullenmenin biz yetişkinler gibi çocuklar içinde zor bir süreç olduğunu unutmayın.

Hayatın normale dönmesi zaman alacaktır. Yeni duruma adaptasyonu kolaylaştırmak için normal hayatınıza olabildiğince devam etmeye özen gösterin.

Ölümün kısa ve uzun vadeli psikolojik etkilerini önlemek için yasınızı yaşamak ve çocuğunuzun bu durumla başa çıkabilmesini kolaylaştırmak için hem çocuklarınız hem de kendiniz için profesyonel destek almaktan çekinmeyin.