İstanbul bronşiti

Sonbaharla birlikte etkisini gösteren <İstanbul Bronşiti> özellikle çocukları vuruyor. En çok çocuklarda görülen <İstanbul Bronşiti&rdqu

Sonbaharla birlikte etkisini gösteren <İstanbul Bronşiti> özellikle çocukları vuruyor. En çok çocuklarda görülen <İstanbul Bronşiti> kuru öksürükle kendini gösteriyor, öksürük nöbetleriyle devam ediyor. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta aileleri uyarıyor: .

Kuru öksürükle başlıyor


Hastalığın adını 7 yıl önce "İstanbul bronşiti" olarak tanımlayan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Küçükusta, hastalığın kendini öksürükle belli ettiğini söylüyor: "İstanbul Bronşiti inatçı, kuru öksürük olan bir solunum yolları hastalığı. Kalıcı hastalık değildir. Astımla da ilgisi yok. Hırıltı, nefes darlığı, alerji gibi astımın karakteristik özelliklerinden hiçbiri yoktur. Metropol hastalığı da diyebiliriz. İstanbul Bronşiti' nin esas belirtisi kuru öksürüktür. Bu, özellikle geceleri artan, 'küçük çocuklarda öğürtü ve kusmaya', hanımlarda ise 'idrar kaçırmaya' neden olabilen kuru bir öksürüktür. Öksürük, nöbetler şeklinde ortaya çıkar ve genellikle geceleri daha fazladır. Birçok hasta gece ya da sabaha karşı öksürükle uykusundan uyanır>


İlaçlar 3 ay kullanılmalı



AVM' lerden uzak durun


Prof. Küçükusta, İstanbul bronşitine karşı şu önlemleri alın diyor: Çocuklarda görülen İstanbul bronşiti genellikle 6-7 yaşlarından itibaren tamamen geçmektedir. İstanbul bronşitinin sigara ve alerji ile ilgisi yok. Çünkü sigara içmeyenlerde ve alerjik olanlarda daha az görülebiliyor ama sigara dumanına maruz kalmanın öksürük krizlerini tetikleyen çok önemli bir faktör olduğunu unutmamak lazım. İstanbul Bronşitinin temel tedavisi sprey şeklindeki kortizon ve ağız yoluyla alınan yeni kuşak antihistaminiklerdir. Bu ilaçlar, hastalık belirtileri tamamen geçmiş olsa bile, en az 2-3 ay süreyle kullanılmalıdır. Tedavinin yanı sıra alınması gereken önlemler var. Örneğin metropolde yaşayan insanlar saatlerce AVM' lerde kalıyor. Mümkün olduğunca bu kapalı yerlere girmeyin ya da hemen çıkın>


Korunmak için bunları yapın


Önce evinizi tedavi edin.


Böyle durumlarda çocuğu tedavi etmeden önce lazım! Yattığı oda mümkünse güneş gören bir oda olsun.


Evinizi kar-kış demeyin her gün mutlaka havalandırın. Yatak odasına halı, kilim sermeyin; en uygunu masif parkedir.


Yatak odasında koltuk, kanepe, divan, post olmasın.


Yatak, yorgan ve yastığının da yün veya kaz tüyü-kuştüyü yerine pamuktan olması daha uygun.


Yatak odasında toz barındırabilecek eşyalar ve oyuncaklar da bulundurulmamalı.


Evinizde başka odada bile olsa sigara içilmemeli; hatta sigara içenleri evinize bile almayın.


Evinizin ısısı kışın 20-21 derece; nemi de yüzde 45-50 arasında olmalı.


Yazın girebildiğiniz kadar denize girin.


Bu tedbirlere rağmen çocuğunuz gene gece ağzı açık yatıyor ve horluyorsa burnunu günde birkaç defa evde (1 litre suya bir çay kaşığı yemek tuzu atıp eritin) ile yıkayın ama sakın eczanelerde satılan deniz sularına okyanus sularına para vermeyin.
Yorumlar (0)