Kök Hücre Tedavisi Hakkında Merak Ettiğin Her Şey

Gün geçmiyor ki tıptaki gelişmelerle hastalıklara karşı yeni tedavi yöntemleri bulunmasın. Son yıllarda herkesin gözü pek çok hastalığa karşı umut verici sonuçlar doğuran kök hücre tedavisinin üzerinde. Biz de neymiş, ne değilmiş senin için araştırdık. Hadi başlayalım.

Kök hücre nedir, ne işe yarar?

Vücudumuzda bulunan, işlevsel olarak farklılaşmamış ve bedenimizin herhangi bir dokusunda ya da organında görev yapabilmek üzere dönüşebilen öncül hücrelere kök hücre deniyor. Kök hücreler, vücudumuzda hangi bölgede bir zedelenme veya onarıma ihtiyaç varsa, o bölgeye giderek gereken hücre tipine dönüşüyor ve hasarı onarıyor.

Örneğin; karaciğer rahatsızlığı olanda karaciğere, kalp krizi geçirenlerde kalbe veya kemiği kırılanlarda hasarlı bölgeye giderek onarım yapıyor. En önemli özelliklerinden biri de sınırsız bölünme yeteneğiyle kendisi gibi yeni kök hücreleri oluşturabilmesi.

Kök hücrenin vücutta en fazla bulunduğu dönem anne karnındaki bebeklik çağı. Daha sonraki dönemlerde sayısı azalıyor.

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklarda kullanılır?

Kök hücre teknolojisi günümüzde pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Kök hücre kullanım alanları şu şekilde:

  • Kemik iliği kanserleri,
  • Lenfomalar,
  • Çeşitli organ kanserleri,
  • Nörodejeneratif hastalıklar (kas ve sinir hastalıkları grupları),
  • Kalp hastalıkları,
  • Organ yetmezlikleri,
  • Otoimmün hastalıklar (diyabet, Crohn ve MS gibi.),
  • Doku implantları (kemik, kıkırdak, mesane, nefes borusu vb.).

Kök hücre tedavisi ayrıca;

  • Yaraların iyileşmesi için gereken süreyi azaltmaya,
  • Kronik eklem ağrısını azaltarak ilaca daha az ihtiyaç duymaya,
  • Esneklik ve uyku kalitesini artırmaya,
  • Kas yaralanmaları risklerini en aza indirmeye,
  • Sinir hasarını azaltmaya,
  • Kolajeni artırmaya,
  • Yeni kalp ve kan damarı dokusu üretimine,
  • Cilt yaralarını iyileştirmeye,
  • Saç dökülmesini azaltmaya yardımcı oluyor.

Kaç çeşit kök hücre var?

Kök hücreleri, embriyolojik kaynaklı veya erişkin insan vücudundan elde edilen türler olarak iki grupta inceleniyor. Erişkin kökenli kök hücreleri, vücudumuzda bulunan birçok dokudan elde edilebiliyor.

Kök hücreleri başka tür hücrelere farklılaşma kapasitelerine göre 4 grupta inceleyebiliriz. Bunlar şu şekilde:

Totipotent: Totipotent hücreler, her türlü doku ve organa dönüşerek, tüm canlı vücudunu oluşturma kapasitesine sahipler. Değişme yeteneği en fazla olan hücreler olmasıyla dikkat çekiyor.

Pluripotent: Pluripotent hücreler, pek çok doku ve organın gelişmesinde rol oynuyorlar. Bu hücreler herhangi bir tipteki hücreleri büyütebiliyorlar. Ancak totipotent hücreler gibi bir canlı vücudunu tümüyle oluşturamıyorlar.

Multipotent: Anne karnında büyüyen bebeğin doku ve organlarının hızla büyümeye başlaması sebebiyle kök hücreler bu dönemde değişme yeteneklerini kısmen kaybediyorlar. Multipotent olarak isimlendirilen bu hücreler, kordon kanında zengin miktarda bulunan hematopoetik kök hücre içeriyorlar.

Unipotent: Yetişkinlik çağı boyunca kök hücreler artık ait oldukları dokuların ve organların yenilenmesinde rol alıyorlar. Bu hücreler sınırlı multipotent özellik taşıyorlar. Yetişkin hücrelerin aksine bölünme kapasiteleri var.

Mezankimal kök hücreler: Mezankimal kök hücreler göbek kordonunda bulunuyorlar. Kordon kanının kök hücre tedavisindeki etkisi gün geçtikçe artıyor.

Kök hücre tedavisinde oldukça etkili bir yöntem haline gelen kordon kanı hakkında her şeyi öğren: 8 Maddede Kordon Kanı Bankası

Kök hücre nerelerde bulunur?

Günümüzde kök hücre elde etmek için en çok kullanılan kaynaklardan biri kemik iliği. Kemik iliği, kan hücrelerini bolca üreten bir yapıya sahip. Ancak son yıllarda kordon kanından kök hücre elde edilme oranında büyük bir artış söz konusu.

Erişkin kök hücre sınıfına giren ve kök hücrenin elde edilmesinde en verimli kaynaklar olarak kabul edilen yerleri şöyle sıralayabiliriz:

Kök hücre nasıl elde edilir?

Kök hücre elde etmek için izlenen yol, hücrelerin alınacağı bölgeye göre farklılık gösteriyor.

Kemik iliğinden kök hücre elde etmek: Bu yöntemde, damarlarda dolaşan kandan kök hücre elde etmek için kişiye birtakım ilaçlar verilerek kemik iliği uyarılıyor. Böylece kemik iliğindeki hücrelerin kana geçmesi sağlanıyor. 2-3 gün içerisinde “afarez” adı verilen yöntemle kök hücreleri toplanıyor ve hastaya naklediliyor.

Eğer kök hücreleri, hücrelerin alındığı kişinin kendisi içinse yıllarca saklanabiliyor. Ancak başka bir hasta için kullanılacaksa, kök hücrelerinin fazla bekletilmeden en kısa süre içerisinde hastaya nakledilmesi gerekiyor.

Göbek kordon kanından kök hücre: Göbek kordon kanından kök hücre elde etmek, kemik iliğinden elde etmeye kıyasla daha pratik. Ayrıca kemik iliğindeki kök hücrelerine nazaran daha çabuk uyum sağlayarak çoğalabilme özelliğine sahip.

Bebek dişinden kök hücre: Bu yöntemle elde edilen kök hücreleri, bebek dişinin altındaki etsi yapıdan üretiliyor. Kültür ortamında birçok erişkin kök hücreden daha iyi çoğalma kabiliyetine sahipler. Farklı dokulardaki hasarların onarımında etkili sonuçlar verebiliyorlar. Ancak farklı hücreler üzerindeki çoğalma kabiliyetleri hala araştırılıyor.

Yağ hücrelerinden kök hücre: Otolog (kişiye kendi hücrelerinden kök hücre nakli yapmak) kullanımlarda kişiden alınan yağdan da kök hücre üretilebiliyor. Başkasına nakil yapılamayan bu kök hücreleri yıllarca saklanabiliyorlar.

Kök hücre nakli nasıl yapılır?

Kök hücre naklinin iki yolu var. Hastaya başka birisinden kan yapıcı kök hücre verilerek yapılan nakil türüne allojenik kök hücre nakli, kendi kök hücrelerinden yapılana ise otolog kök hücre nakli deniyor. Hangi tip naklin yapılacağına, hastalığın tipine veya mevcut durumuna göre karar veriliyor.

Kök hücre nakli veya diğer bir adıyla kemik iliği nakli; zarar görmüş kemik iliği kök hücrelerinin yeniden oluşturulması için kişinin kendisinden ya da doku uyumlu bir vericiden (donör) sağlıklı kök hücrelerinin nakledilmesiyle gerçekleştiriliyor.

Bu işlemden önce zarar görmüş kök hücrelerinin tedavisi için hastaya kemoterapi ve ilaç tedavisi uygulanıyor. Ardından sağlıklı kök hücreleri, hastanın kendisinden ya da vericiden alınıyor ve boyundaki toplardamara yerleştirilen bir katater yoluyla aktarılıyorlar.

Nakil sırasında hastalar genel olarak iyi durumda oluyorlar. Nakilden sonraki ilk 30 gün içinde hasta, çeşitli yan etkiler hissedebiliyor. Bu yan etkiler doktor tarafından takip ediliyor ve etkileri azaltacak ilaç desteği sağlanıyor.

Kök hücreler neredeyse naklin hemen ardından kemik iliğine yönelerek yeni kan hücrelerini üretmeye ve bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmaya başlıyorlar.

Kök hücre bağışı nasıl yapılır?

Kök hücre bağışı yapılırken izlenen iki yol var:

Periferik kök hücre toplama yöntemi: Bağışçının periferik kanından toplanan kök hücrenin hastaya nakledilmesini kapsayan tedavi şekli. En sık tercih edilen yöntem olup, bağış için damar yapısının uygunluğunun değerlendirilmesi gerekiyor.

Kemik iliği toplanması: Bu işlemi tercih eden bağışçıdan yaklaşık 1 hafta önce 1 ünite kan alınıyor ve tekrar kendisine verilmek üzere saklanıyor. Kişinin genel anestezi alıp alamayacağı analiz edilip gerekli sağlık kontrolleri yapıldıktan sonra hastaneye yatışı sağlanıyor.

1-2 saatlik süren anestezinin ardından doktor, deri üzerinden küçük bir kesi (dikiş atılmadan) açarak özel bir iğne yardımıyla kalça kemiğinin arkasına ilerliyor. Bağışçı aynı günün akşamında veya ertesi gün taburcu ediliyor.

Kimler kök hücre vericisi olabilir?

Türk Kızılayı’nın belirlediği standartlara göre, kök hücre bağışı yapacak kişinin 18-50 yaş aralığında ve sağlıklı (Hepatit B, Hepatit C, Sifiliz hastalığı geçirmemiş, kronik hastalığı olmayan, kanser ve HIV tanısı almamış) biri olması gerekiyor. Bu vasıfları taşıyanlar kemik iliği ve kök hücre bağışı yapabiliyorlar.

Eğer kök hücre bağışı kişinin birinci derece yakınlarından biri tarafından yapılacaksa bu kişinin 2 yaşından büyük, 60 yaşından küçük ve kronik hastalığı olmayan sağlıklı biri olması gerekiyor.

Sen de bu özellikleri taşıyorsan, kök hücre ve kemik iliği bağışı için gönüllü verici olarak başkalarına umut olabilirsin.

Destek alabileceğin yerleri yazdık: En Çok Tercih Edilen Kök Hücre Merkezleri


YAZAR

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği'nden mezun oldu. Uzun yıllar çokuluslu firmalarla "sahada pazarlama" projeleri yürüttü. Hamileliği sırasında anne ve bebek sektörü ile tanıştı. 2012'de sevgili oğlunun doğumu sonrasında; öğrendiklerini ve tecrübe ettiklerini diğer annelerle paylaşmak üzere Anneysen.com'da dijital içerik üretmeye başladı. En çok bebek alışverişi ve yenilikçi bebek ürünleri konusunda yazmayı seviyor. Yazarımızın güvenilir kaynaklara başvurarak hazırladığı bu yazının ve Anneysen.com'da yer alan diğer içeriklerin yayına çıkmasında katkıda bulunan uzmanlara teşekkür ederiz.