Doğum sonrası saç dökülmesi neden olur?
Her saç teli üç evreden geçer: Büyüme, dinlenme, dökülme. Hamilelikte östrojen hormonu yüksek olduğu için saç telleri normalden daha uzun süre “büyüme” evresinde kalır. Bu yüzden hamilelik döneminde saçlar çoğu zaman daha gür, parlak ve dolgun görünür.
Doğumdan sonra hormonlar yavaş yavaş eski dengesine döner. Hamilelik boyunca dökülmeyen pek çok tel kısa süre içinde dinlenme evresine geçer. Doğumdan 2-4 ay içinde dinlenme evresinden dökülme evresine geçen saçların sayısı belirginleşir. Bu evrede çok daha fazla dökülme olması normaldir. Doğumdan 6-12 ay sonra hormonların da eski düzenine geri dönmeye başlamasıyla saç dökülmesi kademeli olarak azalmaya başlar.
Bu duruma tıpta “telogen effluvium” tipi dökülme denir. Kulağa karmaşık gelse de bu tip bir dökülme, doğum sonrası sürecinin doğal bir parçasıdır ve normaldir. Ancak saç dökülmesinin uykudan beslenmeye, yaşam biçiminden stres seviyesine kadar pek çok etkeni olduğunu unutmamak gerek.
Ne kadarı normal, ne zaman kontrol etmeli?
Günde ortalama 100 adet saç teli dökülmesi, saç döngüsünün doğal bir parçası olarak “normal” kabul edilir. Ancak normal kavramının kişiden kişiye değiştiğini akılda tutmakta fayda var.
Lohusalıkta bu sayı senin normaline göre artabilir. Duşta, tarakta ya da evde, yerde gördüğün saç miktarı seni şaşırtabilir. Ancak bu durum tek başına bir sorun olduğu anlamına gelmez.
Genel olarak dökülme doğumdan birkaç ay sonra başlar. Birkaç ay içinde yavaşlama eğilimi gösteriyorsa süreç çoğu zaman fizyolojiktir. Saçın genel olarak biraz seyrekleşse bile keskin sınırlı, yuvarlak açıklıklar oluşmuyorsa bu tablo genellikle normal sayılır.
Doktora görünmeyi ne zaman düşünmelisin?
Bazı durumlarda bir uzmanla görüşmek iyi gelebilir. Hem içini rahatlatır hem de gerekiyorsa erken dönemde destek almanı sağlar.
Şu durumlarda dermatolog veya aile hekiminle konuşmayı düşünebilirsin:
- Doğumdan 4 ay sonra, zamanla azalma eğilimi göstermiyorsa.
- Dökülme 3-4 aydan uzun süredir belirgin ve yoğun şekilde devam ediyorsa.
- Ön saç çizginde belirgin bir açılma fark ediyorsan.
- Saç ayrımın, eskisine göre gözle görülür biçimde genişlediyse.
- Başında yuvarlak veya yama tarzı boş alanlar görüyorsan.
- Bununla birlikte yoğun yorgunluk, çarpıntı, kilo değişimi, titreme veya ısıya tahammülsüzlük gibi belirtilerin de varsa.
Bu işaretlerden biri bile kafanı kurcalıyorsa bir kan tahlili ve muayene isteyebilirsin. Pek çok durumda, mevcut durumun ne olduğunu bilmek bile kaygıyı önemli ölçüde azaltır.
Saç derisine nazik davranmak neden daha önemli hale geliyor?
Doğum sonrası dönemde saç derisi, hormon değişimleri nedeniyle daha hassas olabilir. Uykusuzluk, stres ve beslenme düzensizliği ile hassasiyet daha da artabilir. Saç telleri, saç derimizde bulunan saç foliküllerinde oluşur, saçın uzamak için alması gereken besini de oradan temin ederler. Saç derisinde yaşanan hassasiyet, saç foliküllerini olumsuz etkileyebilir ve saç dökülmesini hızlandırabilir. Doğum sonrası dönemde saç kurutma rutininde yüksek ısıdan kaçınmak ve hatta “akıllı ısı teknolojisi” olan bir saç kurutucu kullanmak, saç derinizi korumak için oldukça önemli. Şampuanlar ve saç derisine temas eden tüm diğer ürünlerin içeriğinin size uygun olduğuna da dikkat etmek gerek.

Saçlarımızın kaynağı, saç derimize nazik davranmayı öğrendiğimize göre biraz da saç tellerimizi nasıl koruyabileceğimize bakalım.
Saç telleri üç katmandan oluşur. En dışta kütikül adı verilen koruyucu bir katman vardır. Bu katman saçı dış etkenlere karşı korur ve parlaklığını etkiler. Kütikül tabakası zarar görürmüş bir saç teli daha mat ve cansız görünebilir.
Dyson’ın saç bakım teknolojilerinin arkasındaki saç bilimini keşfet.
Kütikülün hemen altında korteks adında bir katman bulunur. Korteks saçın şeklini, rengini ve gücünü belirleyen ana katmandır. Bu katmana zarar geldiğinde saçı kontrol etmek ve şekillendirmek zorlaşır. Normalden fazla kabarma, elektriklenme gibi sonuçların yanında şekillendirilen saçın çabuk bozulması gibi sonuçlar da yaşanabilir. Örneğin düzleştirdiğiniz saç çabucak bozuluyorsa sebebi saç tellerinizdeki kütikül katmanının hasar almış olması olabilir.
Kütikülün altında ise medulla isimli saça kalınlık veren süngerimsi bir katman bulunur. Ancak bu katman, sadece çok kalın saç tellerine sahip olan insanlarda bulunur.
Saç derisine iyi bakmak yeni saçların oluşmasına ve uzamasına yardımcı olurken, saç boylarına özen göstermek kırıkları önlemeye yardımcı olur. Böylece doğum sonrası süreçte saçlarını daha iyi koruyabilirsin.
Saç ve saç derisi sağlığını önceliklendiren Dyson Güzellik ürünlerine göz at.
Yıpranmış saç onarılır mı?
Sanılanın aksine saçın yalnızca deri altında kalan kısmı canlıdır. Saç tellerinin görünür kısmı ise canlı değildir. Bu nedenle yıpranan saç telleri, vücut tarafından kendi kendine onarılamaz.
Maskeler, yağlar, serum ve benzeri ürünler saçı yeniden yapılandırabilir, güçlendirebilir. Ancak bu geçici bir güçlendirmedir. Örneğin tarama sırasında sürtünmeyi azaltan ürünler kopmaları azaltabilir ancak saçı eski haline döndürmek imkansızdır. Yine de bu ürünler saçların daha fazla yıpranmasını önlemek adına çok değerlidir.
Doğum sonrası dönemde “onarma” yerine “koruma” stratejisiyle hareket etmek daha mantıklı olabilir.
Saçı güçlendirmek ve maksimum parlaklık kazandırmak için geliştirilen Dyson Omega Saç Bakım Serisi’ne göz at.
Yeni anne için 4 saç kuralı
1. Ilık suyla yıka ve düşük ısıyla kurut
Çok sıcak su saç derisinin doğal bariyerini bozabilir. Ilık su hem saç derisi hem de saç telleri için daha nazik bir seçenektir.
Duştan sonra havluyla saçını ovalamak yerine havluyu saçına hafifçe bastırıp suyunu alabilirsin. Bu yöntem, ıslakken daha kırılgan olan tellerin yıpranma riskini azaltır.
Saç derisi koruma moduyla fark yaratan saç kurutma makinesi Dyson Supersonic Nural’a göz at.
2. Saç kremini bırakma, doğru uygula
“Saçım dökülüyor, saç kremi kullanmasam mı?” diye düşünüyor olabilirsin. Bu çok anlaşılır. Ancak saç kremini tamamen bırakmak tarama sırasında daha fazla dolaşmaya ve kopmaya yol açabilir.
Bunun yerine saç kremini kulak hizasından aşağıya, sadece saçın boy ve uç kısımlarına uygulayabilirsin. Böylece uçlar yumuşar ve tarama kolaylaşır. Saçlı deride ağırlık yapmadan kopmaları azaltmaya destek olur.
3. Her gün aynı noktadan sıkı toplamamaya dikkat
Saçı sürekli çok sıkı topuz ya da at kuyruğu yapmak köklere düzenli bir çekme kuvveti uygular. Bu durum zaman içinde çekmeye bağlı saç sorunlarına zemin hazırlayabilir.
Evde olduğun zamanlarda saçını daha gevşek toplamayı deneyebilirsin. Toka ve lastiklerin yerini ara ara değiştirmek de işe yarar. Böylece hem saç köklerin hem de saç derin biraz rahatlamış olur.

4. Saçını ıslak bırakma
Saçın uzun süre ıslak kalması koruyucu katman olan kütikülü daha savunmasız hale getirir. Bu durum saç tellerinin daha kolay kırılmasına zemin hazırlar. Ayrıca nemli ortamı seven mantar ve bakterilerin çoğalmasına uygun bir ortam oluşmasına da yol açabilir.
Saçları daha hızlı kurutmak için yüksek ısıya başvurmamaya dikkat et. Özellikle zamanın kısıtlıyken saçlarının hızlı kurumasını ve derli toplu görünmesini istemen çok doğal. Burada önemli olan ısının derecesini ve ısıya maruziyet süresini kontrollü yönetmek.
Akıllı ısı kontrolü teknolojisi bu noktada harika iş çıkarıyor. 100 dereceye ayarlı bir cihaz, ortam sıcaklığı ve cihazın açık kaldığı süre gibi etkenler sebebiyle 100 derecenin üzerine çıkabiliyor. Yani 100 dereceye ayarladığınız düzleştirici, ayarladığınızdan yüksek bir sıcaklığa ulaşabiliyor. Akıllı ısı kontrolü ısıyı saniyede defalarca kez ölçer. Böylece saçın gereksiz yere yüksek ısılara maruz kalmasından korur.
Doğum sonrası saç kurutucu ve şekillendirici nasıl seçilir?
Dyson’ın tüm güzellik ürünleri, saç ve saç derisi sağlığını önceliklendirilerek tasarlanıyor. Bu yaklaşım, özellikle lohusalık gibi hassas dönemlerde güvenilir bir cihaz tercih etmek için önemli. Saçlarına nazik davranmak, ısıyı daha kontrollü kullanmak ve gerekirse akıllı teknolojilerden destek almak, kendini daha iyi hissetmene katkı sağlar.
Dyson Güzellik ürünlerini dyson.com.tr’den inceleyebilir ya da yetkili mağazalarda deneyebilirsin.