Sabah bulantıları aslında süper kahramanlığa hazırlık sürecidir!

Kokulara, seslere ve hatta ışığa duyarlılık sıradan birer hamilelik belirtisi sayılabilir. Bizzat yaşadıysanız kendinizden ya da yakın çevrenizdeki hamilelerden bilirsiniz; karnında mini minnacık bir insan yavrusu taşıyan anne, sık sık sakinlik arar, huzur içinde uyumak ister...

adında amatör bir annenin itirafları kitabı ve , , , , adlarında yetişkinleri şaşırtan sorular üreten parlak fikirli çocuklara özel 5 hikaye kitabı yazarı Dicle Keskinoğlu; süper kahramanlığa dönüş sürecindeki ilk işaretlerin hamilelik belirtileri olduğunu belirtiyor:)

Kokulara, seslere ve hatta ışığa duyarlılık sıradan birer hamilelik belirtisi sayılabilir. Bizzat yaşadıysanız kendinizden ya da yakın çevrenizdeki hamilelerden bilirsiniz; karnında mini minnacık bir insan yavrusu taşıyan anne, sık sık sakinlik arar, huzur içinde uyumak ister, yemek kokusuna tahammül edemez ve hatta güneşe direk olarak kolay kolay bakamaz. İşte tıbbın olağan hamilelik belirtisi deyip üzerinde pek durmadığı bu gibi durumlar, aslına bakarsanız süper kahramanlığa hazırlık semptomlarıdır. Örümcek adamın, güçlerini keşfetmeden önce birdenbire bileğinin içinden ağ atmaya başlaması gibi düşünün. Sırf hamile diye, balık kokusuna tahammül edemeyen anne adayının kırmızı etçilerden komisyon aldığını sanmıyorsunuz herhalde! Bizim alamadığımız kokuları alan, hatta üzerine ayrıştıran, bu sebeple bize hoş gelen kokulardan tiksinen kadın, aslına bakarsanız fizyolojik bir idman yapıyordur çünkü aynı anne adayı, ilerleyen günlerde 48 çocuk arasından kendi çocuğunun kaka kokusunu ayırt edecek bir süper kahraman olma yolunda ilerliyordur.

Sekiz sokak ötede miyavlayan kediyi duymak
Hiç bilim kurgu filmi izlemediniz mi ya da ne bileyim Bond Serisi'ne falan denk gelmediniz mi? Dikkat edin, adamlar uzun yıllar boyunca eğitilirler. Siz hiç televizyon karşısından kalkmayan, göbekli üst komşunuza benzeyen süper kahraman gördünüz mü? Süper kahraman dediğinizin gözleri bir başka bakar, burunları acayip koku alır, tehlikeyi anında sezer, arkalarında da gözleri varmış gibi davranışlar sergilerler. Takdir edersiniz ki, ortalama güçlere sahip bir anneye, tek bir çocuk büyütürken bile bundan fazlası lazımdır. Siz bir de, sayının arttığını düşünün. İşte hamilelik aslına bakarsanız, annenin hazırlanma sürecidir. Sistem öyle güzel kurulmuş ki, bebek rahme düştüğü andan itibaren eğitim süreci başlar. Siz ister adına sabah bulantısı ister kapris deyin isterseniz de diye nitelendirin. Sekiz sokak ötede miyavlayan yavru kediyi, hamile annenin duyması tesadüf değildir. Yavrusunun sesini nerede olsa, gerekirse 75 milletten çocuğun arasından tanıma yetisi, bu sebeple dede, hala, baba ya da enişteye değil anneye verilmiştir.

Pelerin istemez, kostüme gerek yok!
İki ve daha fazla çocuklu anneler bilirler. Gün içerisinde sık sık, kulağınızda telefon, ağzınızda yemek, önünüzde bilgisayar olması gereken ve buna rağmen aynı anda bir gözünüzle küçük, diğer gözünüzle büyük çocuğunuzu takip etmeniz, hatta ortada bir olay varsa, bir yandan muhtemel kavga sebepleri ve suçlunun kim olmasına karar vermeniz gereken, tüm bunlar olurken, yan bahçeden çocukların kafasına doğru gelen basketbol topuna hakim olmanız gereken durumlar olabilir. Dost acı söyler; bunu ne bekar ne de evli ama çocuksuz bir anne becerebilir. Demem o ki sevgili anne adayları, son bir kaç haftadır, kokulara tahammül edemiyor, seslere hasasiyet gösteriyor, ışıktan irrite oluyorsunuz diye şikayet etmeyin. Aksine sevinin ve kendinizle gurur duyun. Bu meziyetler gelişecek ve sizi hemcinslerinizden ayıran üst sürüm özellikleri olarak bünyenize eklenecektir.

Her anne bir süper kahraman değil midir? İddialı botlara, havalı kostümlere, püfür püfür pelerinlere ihtiyacı olmayan, kaşı, gözü, ağzı ve burnuyla dünyayı yöneten bir süper kahraman.

Yorumlar (0)