/ / / Öksürük şurupları
/ / / / Öksürük şurupları
anneyseneditor

Öksürük şurupları

3566 kez görüntülendi 09.03.2013 |
Öksürük şurupları

Kullandığımız öksürük şurupları acaba ne kadar faydalı? Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, 60 seneden beri hiçbir araştırma yapılmadan ve test edilmeden kullanılan öksürük şuruplarının kanıtlanmış hiçbir faydasının olmadığını belirtiyor. Küçükusta; “En basit bir ilaç da olsa, bütün kimyasal maddelerin insanlar üzerinde yan tesirleri var. Bunların öldürücü olmaları da mümkün” dedi.

Öksürük aslında vücudun bir savunma mekanizmasıdır. Bir hastalık değil, solunum yollarına giren bir takım maddeler ya da mikropların, solunum yollarında bazı hastalıklar sonucu oluşan salgılarının atılmasını sağlayan bir reflekstir. Öksürme nedenimiz bir hastalığa bağlıysa ve enfeksiyon var ise “havaya bakteri ve virüsleri saçıyoruz” demektir. Bu sebeple öksürüğün sebebini iyi bilmemiz gerekiyor çünkü öksürüğü bazı durumlarda kesmek sakıncalı olabilir.
Öksürüğe değil de öksürüğe yol açan patoloji neyse ona yönelik tedavi uygulamak lazım. Öksürük şuruplarının 60 seneden beri ne sebeple faydası olduğunu bilmeden kullanıldığını söyleyen Küçükusta; “Öksürüğün karşılığı şurup gibi bir imaj vardır. Hap verildiği zaman niye şurup değil denilmektedir. Şuruplara bir takım aromalar da ilave ediliyor. Bu da başka bir problem. Doğal değil, kimyasal madde. Renk, tat olarak içilebilir hale getirmek için konulan kimyasal maddeler. Onların yaşattığı sıkıntılar da ayrı. Zatürre olmuş ateşi yüksek. Sadece ateş düşürücü verirseniz düşer. Ama bu mikrobik hastalık olduğu için ona yönelik antibiyotik vermediğiniz için hastalık ilerler” dedi.
30-35 senedir göğüs hastalıkları ile uğraştığını belirten Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta öksürük şuruplarının yanı sıra balgam söktürücü olarak bilinen bazı ilaçların da bulunduğunu, öksürük şurubu veya hapının bir faydasının tespit edilmediğini, hatta balgam söktürücü diye bilinen bazı ilaçların çocuğu daha çok öksürtmekten başka bir işe yaramadığını vurguluyor. Kış mevsimi başladığında ortaya yeni virüslerin çıktığını, bunların özel bir ilacı olmadığını, 200′den fazla virüs türünün bulunduğunu ve bunların da nezle, faranjit, ses telleri iltihabı, bronşite sebep olduğunu söyleyen Küçükusta, özellikle küçük çocukların sosyalleşmeye başladıkları zamanlarda hastalandıklarını belirtti.
Her geçirdikleri enfeksiyondan sonra kalan bağışıklık sayesinde, giderek hasta olmaz hale gelen çocuklar, yuvaya veya kreşe başladığı ilk sene 3 gün okula gider, bir hafta gidemezler. İlk yıl böyle geçer. İkinci yıl azalır. 4-5′inci senede yılda bir ikiye iner. Bu gibi durumlarda öksürüğü olan çocuğa müdahale etmek gerekir. Onu gece uykusundan uyandıran, hatta kusmasına neden olan bir durum varsa öksürüğü giderici bir takım uygulamalar yapmak gerekir. Bunun ilaçla değil, yaşadığı mekânın durumuyla da ilgili bir konu olduğunu unutmamakta fayda var.

Siz Ne Düşünüyorsunuz?