/ / / Fiziksel aktivitenin önemi

Fiziksel aktivitenin önemi

3990 kez görüntülendi 25.11.2010 |
Fiziksel aktivitenin önemi

Fiziksel aktivitenin sağlık ve zindelik için sağladığı yararlar giderek daha iyi anlaşılmaya başlamıştır. Düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı kilonun sürdürülmesi, dayanıklılık, güç ve esnekliğin artmasındaki rolünün yanı sıra kronik hastalıklara yakalanma riskini azalttığı açıkça bilinmektedir.
Dünya’nın her yerinde giderek maliyeti artan sağlık hizmetleri yönünden koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında fiziksel aktivitenin sağladığı yararlar önemli bir tasarruf sağlayabilmektedir. Ancak optimal bir sağlık için gerek çocuk gerekse yetişkinlerin büyük bir çoğunluğunun yeteri kadar fiziksel aktivite yapmadıkları görülmektedir.
Yapılan bir araştırma verilerine göre kadınların %50’sinin aktivitesi çok hafif ve hafif, %45’inin aktivitesi orta, yalnız %5’inin aktivitesi orta düzeyin üzerinde bulunmuştur.
Erkeklerin fiziksel aktivitesi daha fazla ise de aktivite düzeyi yaş ilerledikçe azalmaktadır. Fitnes programlarının amacı, kişileri aktiviteye teşvik etmek ve onu yaşamlarının bir parçası haline getirmeye çalışmaktır.
Sağlık için her gün 30 dakika orta düzey aktivite önerilmektedir. Ancak kişilerin çoğu düzensiz ve önerilenden daha az aktivite yapmaktadır. Diğer yandan egzersiz programına başlayanların yarısı da birkaç ay sonra bırakmaktadır.
Şişmanlık giderek artan ciddi bir sağlık sorunudur. Bu artan sorun, azalan fiziksel aktivite ile doğrudan ilişkilidir. Gerçekten de fiziksel aktivite eksikliği sinsi şişmanlığın (creeping obesity) en başta gelen nedenlerindendir. İnsan vücudu harcadığından az enerji alırsa negatif enerji dengesi oluşmakta ve kişi zayıflamakta, harcadığından fazla enerji aldığından ise, pozitif enerji dengesi sonucu kilo almaktadır. Gerçekten de fiziksel aktivite ve egzersiz, şişmanlığın önlenme ve tedavisi ile kilo kontrolünün sağlanmasında önemli rol oynamaktadır.
Egzersiz enerji harcamasını artırmaktadır. Örneğin dinlenme anında bir kişi 60-70 kkal./saat harcarken, hızlı yürüyüş, koşu, yüzme veya bisiklet binme ile 300-500 kkal./saat harcayabilir. Egzersiz sırasında kas hücrelerinin enerji gereksinmesini karşılayabilmek için yağ depoları azalmaktadır. Egzersiz kas gelişimini uyararak yağsız vücut kitlesini artırmaktadır.
Kilo vermek için, tek başına diyet yapıldığında yağsız doku kitlesinin kaybı daha fazla olmaktadır
. Egzersizle vücut kompozisyonu değişmekte ve artan kas dokusu sonucu dinlenme metabolik hızı (DMH) artmaktadır. Kısacası egzersizle fitnes düzeyinin artması, vücut kompozisyonun düzelmesi, buna bağlı artan motivasyon, sağlıklı davranışlar, örneğin sağlıklı beslenme ve diğer sağlıklı yaşam davranışlarını artırmaktadır. Yaşamın her döneminde düzenli fiziksel aktivitenin yapılması önemlidir.
Sağlıklı, uzun ve kaliteli bir yaşam sürdürme amacı ile “Herkes İçin Spor” kavramı yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Ara sıra yapılan egzersizlerle çok küçük başarılar elde edilir, başarının anahtarı devamlılıktır. Bazen zaman yaratmak mümkün olamaz. Böyle günlerde ne kadar az olduğuna bakmaksızın yine de bir şeyler yapmak çok önemlidir. Günlük yapılan küçük egzersizler ara sıra yapılan uzun egzersizlerden daha yararlıdır.
Yaşam Biçimine İlişkin Davranış Değişikliği
• Stresin en iyi ilacı yemek değil harekettir.
• “Egzersiz yapmaya zaman bulamadım” sözünü mazeret kabul etmeyin, zaman ayırınız. Günlük programınızı yaparken önce egzersizi düşünün; diğer işleri arta kalan zamana dağıtın.
• Egzersizi kendinize özel zaman olarak belirleyin ve mutlaka kullanın.
• Hafta sonları için aktif planlar yapın (Örnek: Treaking, kır gezintileri, tenis)
• Sporu görev olarak değil, kendinizi rahatlatmak ve sağlık için bir fırsat olarak görün.
• Aktif ve hareketli kişilerle birlikte olmaya özen gösterin.
• Kapınızın önünde spor ayakkabılarınızı hazır bulundurun.
• Sizi aktif kılacak yeni bir hobi edinin veya eskiden uğraşıp bıraktığınız bir hobinize yeniden başlayın.
• Kısa mesafeler için taşıta binmeyin, yürüyün.
• Arabanızı otoparkın en uzak köşesine park edin.
• Çanta ve benzeri eşyalarınızı başkasına taşıtmayın, kendiniz taşıyın.
• Alışveriş yaptığınız yerden satın aldıklarınızı siz taşıyın. Dolayısıyla aşırı ve gereksiz yiyecek ve içecekleri almaktan da kaçınmış olursunuz.
• Taksi, otobüs veya servisten 2 durak önce inin ve yürüyün.
• Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı yollamayın.
• Asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen bantları boykot edin.
• Çocuklarla oynarken daha aktif olun.
• TV izlerken ütü yapın.
• Uzaktan kumanda aletlerinden, telsiz telefonlardan vazgeçin.
• Oturarak çalışıyorsanız, ayağa kalkmak için her fırsatı kullanın.
• Ev işlerini kendi kendinize yapmaya çalışın. Temizlikçi tutmaktan vazgeçin.
• Kilo verme konusunda kendinize güvenin ve sabırlı olun.
• Çevrenizdeki kişileri de “yeterli ve dengeli beslenme” konusunda teşvik edin.
• Bir diyet programı uygulamanın avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırın.
• Her gün en az 30 – 45 dakika yürüyün. Yürüyüş, işe gidip gelme şeklinde olduğu gibi özel olarak da yapılabilir.
• Kilo verme süresince felsefeniz şu olsun: Üşenme, erteleme, vazgeçme...
Yağ dokusunda önemli bir düşüş sağlamak için egzersiz programının en az 2 ay devam etmesi gerekir ! SONUÇ Bazı sağlık kuruluşları, kronik hastalıkları ve sağlıkla ilgili bazı sorunları önlemek amacıyla diyet ve egzersizle ilgili öneriler yapmaktadırlar. Bu programların temelinde de kilo kontrol programları yer almaktadır.
Özellikle Batı toplumlarında şişmanlık ciddi bir halk sağlığı sorundur. Kilo sorunu başarılı bir şekilde çözümlense de büyük ihtimalle tekrar kilo kazanımı söz konusu olmaktadır. O nedenle kişiler yanlış beslenme alışkanlıklarını doğruları ile değiştirmeli, günlük fiziksel aktivitelerini artırmalıdır. Önleme obezitenin tedavisinde daha da önemlidir.

Siz Ne Düşünüyorsunuz?