/ / / Çocuklarda konsantrasyon bozukluğu
/ / / Çocuklarda konsantrasyon bozukluğu
DidemKut

Çocuklarda konsantrasyon bozukluğu

11565 kez görüntülendi 21.02.2012 |
Çocuklarda konsantrasyon bozukluğu

Çocuğunuz çok dalgın, sanki aklı hep başka bir yerde gibiyse; sizi hiç dinlemiyor, bir şeyi birkaç kere tekrarlamak zorunda kalıyorsanız, sürekli oyuncaklarını ve okul eşyalarını kaybediyorsa, belki de sorunu konsantrasyon eksikliğidir.

Konsantrasyon nedir

Konsantrasyon dikkatin yoğunlaştırılması olarak tanımlanıyor. Dikkat ise ilginin belli bir uyaran üzerine toplanması. Dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğu ise dikkatin uyaran üzerine toplanamadığı anlamına geliyor.
Dikkat ve konsantrasyon problemi yaşayan çocuklar dikkatlerini ayrıntılara vermekte zorlanırlar ve dış uyaranlar karşısında dikkatleri çok kolay dağılır. Örnek vermek gerekirse: "Evde ödevini yapmaya başladığı sırada çalan kapı veya telefon sesi çocuğun dikkatini dağıtarak ödev başından kalkmasına neden olur.
Ödevleri, defterleri ve yaptıkları çalışmalar hatalarla ve eksiklerle doludur ve dikkat aralıkları çok kısa olduğundan ders sırasında öğretmenlerine ve anlatılanlara konsantre olamazlar. Dersi takip etmekte sıkıntı yaşarlar, neyin öğrenilmesi gerektiğini de bulmakta zorlanırlar. Bu da bir süre sonra dağılmalarına ve dersi takip edemez hale gelmelerine neden olur.
Öğrenme kalitelerinin düşmesiyle sınavda düşük not alırlar. Kısacası, konsantrasyon eksikliği kaçınılmaz olarak akademik başarısızlığı beraberinde getiriyor. Bu çocukların sıkıntıları sadece okul ve akademik alanlarla sınırlı değil. Dikkat aralıkları kısa olduğu için oyunları sürdürmekte de sıkıntı yaşıyorlar. Akranlarıyla oyunu sürdürmekte zorlanan bu çocuklar, birkaç dakikadan fazla yerlerinde oturamıyorlar. Normal dikkat süresinin 7 ila 9 dakika olduğu düşünülürse, bu çocuklar bu kadar bir süre bile dikkatlerini yoğunlaştıramıyorlar.

Konsantrasyon bozukluğu nasıl anlaşılır

Dikkat eksikliğinin nedeni tam olarak tespit edilemese de, yapılan çalışmalar birçok faktörün aynı anda etkili olduğunu gösteriyor. Fizyolojik, genetik ve çevresel unsurlar hep birlikte ya da ayrı ayrı etkili olabiliyor. Mesela, beynin, kişinin kendini kontrol edebilmesini, dikkatini yoğunlaştırmasını ve sürdürmesini, yapmak istediklerini uygun sıraya koymasını ve planlar yapmasını sağlayan bölümünün bu tür sıkıntılar yaşanmasında etkili olduğu saptanmış.
Genler, üzerinde en çok durulan konulardan ve dikkat eksikliğinde çok önemli etkenlerden biri. Çevresel faktörler ise temel etken olarak ele alınmadıkları halde, yaşanan sıkıntıyı etkiledikleri ve tetikledikleri biliniyor.
Son yıllarda karşımıza sık sık çıkan ve çocukların hayatını bir hayli etkileyen hiperaktiflikte de karşımıza çıkan dikkat bozukluğu bugün çocuğun kendisini olduğu kadar ailesini, sınıftaki arkadaşlarını da etkiliyor. Yerinde duramayan ve düz duvara tırmanan çocuklar beklemeleri gereken durumlarda zorlanırlar. Sınıfta oturmaları gerekirken koşuşturup dururlar. Çok konuşurlar, hareketlerinde bir motor tarafından sürülme görüntüsü vardır. Adeta otomatiğe bağlamışlardır. Bu çocuklar isteklerini erteleyemez, her taleplerinin anında gerçekleşmesini beklerler. Oyun esnasında bile sıra bekleyemezler, konuşma sıralarını takip edemez ve diğer bireylerin sözünü keserler. Bir soru sorulduğu zaman soru tamamlanmadan yanıt vermeye çalışırlar.

Konsantrasyon bozukluğunun tedavisi

Tedaviye başlamadan önce tanının belirlenmesi için ayrıntılı bir değerlendirme yapılması kesinlikle şarttır. Bu ayrıntılı değerlendirme için çocuk psikiyatristi, pedagog, psikolojik danışman, sınıf öğretmeni, rehberlik servisi ve ailenin bulgularına ihtiyaç duyulur ve dikkat problemi tedavisinde psiko-pedagojik eğitim terapisi, ilaç ve anne baba tutumları çok önemlidir.
Her çocuk için aynı tedavi yöntemini kullanmak da doğru değildir, çünkü her çocuğun kişilik özellikleri, içinde bulunduğu durum, ailesel ve çevresel faktörleri ile yaşadığı sıkıntının boyutları farklılık gösterir.
Dikkat eksikliği ile ilgili problem yaşayan çocuklar ile ilgili mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekmektedir. Çünkü bu sıkıntı erken dönemde tespit edilir, çocuğa uygun tedavi yöntemleri belirlenir ve tedavi sürecine başlanırsa, ilerlemeler daha sağlam ve hızlı olacaktır. Sonuç olarak çocuğunuz tembel ya da yaramaz değil, sadece pek çok nedenin tetiklediği bir süreç yaşıyor olabilir. Paniğe kapılmaya hiç gerek yok, çünkü çaresi var.

Konstantrasyon bozukluğu için öneriler

• Dikkat eksikliği sıkıntısı yaşadığını düşündüğünüz çocuğunuzu gözlemleyin ve bu problem ile ilgili bir uzmana danışın.
• Çocuğunuzun yaşadığı bu sıkıntının onun sosyal ve akademik hayatını olumsuz yönde etkileyebileceğini unutmayın.
• Bu problemin tedavisinde uzman, okul ve aile işbirliğinin önemini unutmayın.
• Çocuğunuzun sizi kızdıran bu davranışları kasıtlı olarak yapmadığını unutmayın ve ona karşı sabırlı olun. Onu karşılıksız sevdiğinizi hissettirin ve ona anlayışla yaklaşın.
• Çocuğunuzu olumsuz yönde eleştirmeyin ve başkalarıyla kıyaslamayın. Olumlu davranışlar sergilediğinde onu ödüllendirin. Ödülün maddi olmasından çok manevi değeri önemlidir. Doğru bir davranıştan sonra gelen bir öpücük veya teşekkür, bu davranışı pekiştirecek ve içselleştirecektir.
• Çocuğunuzu yargılamayın, ona destek olun.
• Çocuğunuzu dinleyin, yaşadığı sıkıntıları sizinle paylaşmak istediği zaman ona vakit ayırın. Özel sohbet saatleriniz olabilir. Bu hem çocuğunuzun rahatlamasını sağlayacak, hem de aile içi ilişkilerinizi olumlu yönde etkileyecektir.
• Evde belli kurallarınız ve sorumluluklarınız olsun. Bu hem çocuğunuza kural ve sınırları öğretecek hem de planlama ve organizasyon becerilerini geliştirecektir. Kendisine ait sorumluluğu gerçekleştiren çocuğunuzun bu davranışını sözel olarak ödüllendirin. Bu, bir şeyi başarmanın gururunu çocuğunuza yaşattığı gibi, kendine olan güveninin artmasını da sağlayacaktır.
Aileye düşen diğer görevler 
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan bir çocukla yaşamın zorlukları vardır. Bu zorluklarla baş etmenin ilk adımı çocuğunuzun durumunu kabul etmektir. Çocuğunuzun sizi rahatsız eden şeyleri isteyerek yapmadığını, tedavinin amacının onu ortadan kaldırmak değil, kontrol etmek olduğunu anlamanız gerekir.
Bu çocukların diğer çocuklardan daha fazla takibe ve disipline gereksinimi vardır. Ders çalışılan mekânın dağınık olması, fazla eşya bulunması, zaten dikkat süresi kısa olan çocuğun dikkatini daha fazla dağıtır.
Ders çalışırken kimi çocuklara göre 20, kimi çocuklara göre ise 30 dakikada bir ara vererek hem çocuğun gereksinimini gidermiş, hem de otoritenizi korumuş olursunuz. Aşırı hareketlilikleri kontrol edilmelidir. Onları başkalarıyla kıyaslama ve örnek gösterme işe yaramaz.
Enerjisini boşaltabileceği etkinlikler çocuğun hayatında devreye sokulmalıdır. Spor ve sanat aktiviteleri çocuğunuzun olumlu gelişimini sağlar. Çocuğun yatma, yeme, ders çalışma saatleri belirli, düzenli ve yaşına uygun olmalıdır. Kurallara uymada zorluk çekerler ancak açık, net, kesin, tutarlı ve uygulanabilir kurallara ihtiyaç duyarlar. Eğer yapması gereken şeyleri yapmazsa, kazanmış olduğu güzel şeyleri kaybedeceğini söyleyin.

Siz Ne Düşünüyorsunuz?