Didem Küt/Pedagoji

YETİŞKİNLERDE DİKKAT VE KONSANTRASYON EKSİKLİĞİ

YETİŞKİNLERDE DİKKAT VE KONSANTRASYON EKSİKLİĞİ
Günümüzün hızlı yaşam temposu içinde, hayatından memnun insan sayısında büyük düşüşler yaşanırken, yaşama ilişkin yakınmalar da o denli artmıştır. Çocuktan yetişkine, her yaştan insan, zihinsel etkinliklerindeki eksikliklerden yakınmaktadır. Kimileri unutkanlıktan ve dikkatsizlikten şikayetçi olurken, kimileri de motive olamamaktan yakınmaktadırlar. Ancak, şikayet konuları içinde en çok dikkati çekenin ise “Konsantrasyon eksikliği” olduğu görülmektedir. Çoğu insan, kendi amaçlarını gerçekleştirmede başarılı olabileceğini düşünmekle birlikte, başarısızlıklarına “Ah bir konsantre olabilsem” ifadesiyle neden bulmaktadır. Yani günümüz insanlarının temel sorunu, amaçlarına ve hedeflerine ulaşmada, yeteri kadar konsantrasyon gücüne sahip olamayışlarıdır.
Bilimsel araştırmalar insanların bir obje üzerinde 6 ila 11 saniye civarında odaklanabildiğini gösteriyor. Sonrasında dikkat çevredeki diğer nesnelere ya da seslere kayabiliyor. Bu kadar kısa sürede dikkatin dağılması ise iş ve okul yaşamını olumsuz etkileyebiliyor.
Günümüzün yoğun ve hareketli ortamında herhangi bir konuda konsantre olmak gerçekten zordur. Zihnimiz kısa zaman aralıkları içerisinde pek çok işlevle birden ilgilenmek zorunda kaldığından, dikkati bir konu üzerinde odaklayabilmek güçleşmektedir. Temel olarak, belli bir anda zihnimizde sadece bir düşünce olabilir. Ancak çevreden aldığımız birçok uyarı nedeniyle zihin başka uyaranlarla da uğraşmak zorunda kalır. Bu nedenlerle dikkat ve konsantrasyon asıl uğraşdan başka alanlara doğru kayar.
Bir çok insanın yakındığı ”Okunan kitaptan bir şey anlamama, çabuk sıkılma, düşünceleri toparlayamama, isimleri unutma gibi” durumlar, dikkat ve konsantrasyon bozukluğunun işareti sayılabilir.



Dikkat Nedir?
Düşünce, algılama ve kavrama gibi zihinsel yetileri başka uyaranları dışlayarak yalnızca belirli uyaranlar üzerinde yoğunlaştırma gücüne dikkat diyoruz.
Dikkat, bir şeyi öğrenmek, anlamak veya kavramak amacıyla gösterilen zihinsel çabadır. Dolayısıyla dikkat olmadan öğrenme olmaz. Dikkatini toplamadan yeni bir bilgiyi öğrenmek veya bir eylemi gerçekleştirmek, verimli biçimde çalışmak mümkün olmadığı gibi, aynı zamanda kişide çalışmaya karşı bir isteksizlik, ilgisizlik ve bıkkınlık duygusunun ortaya çıkmasına da neden olur.
Bir konu üzerinde dikkatimizi yoğunlaştırmak istediğimiz zaman bir başka isteğimize karşı koymuş oluruz. Bu şekilde zihnimizi disiplin altına almaya çalışırsak, ister istemez bir bölünme meydana gelir. Bu durum, zihnimizi yorar ve boşa enerji harcanmasına yol açar. Düşünceyi bir noktada toplayan kişinin zihni, başlangıçta birçok sapmalarla rahatsız olur. Bunu aynı su yüzeyinin dalgalarla kırışmasına benzetebiliriz. Ancak sabrederek, bu düzensizlik ortadan kaldırılabilir ve daha duru bir zihne ulaşılabilir. Beyin istemli olarak çalışan bir organdır. Bu nedenle onu denetimimiz altında çalıştırabiliriz. Oysaki birçoğumuz “Elimde değil, düşünmeden edemiyorum” derken bunun tersine inanmış oluruz, yani beynimizin aynı kalbimiz, midemiz, bağırsaklarımız gibi çalıştığını ve denetlenemez olduğunu sanırız. Böyle düşündüğümüzde olur olmaz zamanlarda elimizde olmadan, istemeden kendimizi başka başka konuları konuşurken, istemediğimiz şeyleri yaparken bulabiliriz. Oysa beynimiz bizim istemediğimiz şeyleri yapmamızı denetleyebilir.



Dikkatin oynak olmasının en belirgin nedeni zihnin şaşkınlığı ve kalabalıklığıdır.
Birçoğumuz sıklıkla dikkatimizin dağıldığından söz ederiz. Krishnamurti böyle bir şeyin olamayacağından söz ediyor ve diyor ki, “Dikkatin dağılması diye bir şey yoktur. Bir şeye dikkatinizi vermek istersiniz ama genelde olduğu gibi dikkatiniz dağılır. Bu şu demektir; dikkatinizi vermiyorsunuz, dolayısıyla dikkatiniz dağılmıyor, sadece dikkatsizsiniz ve dolayısıyla dikkatiniz dağınık durumda. Dikkatsiz olduğunuzun farkına vardığınız anda, dikkatli olursunuz.”









Neler Yapılmalı?
• Yeterli ve kaliteli uyku önemlidir. Çok geç saatlere kadar uykusuz kalmayın.
• Karbonhidratlı besinleri azaltın.
• Suni, tatlandırıcılar, asit içeren içeceklerden uzak durun.
• B vitaminleri içeren yiyecekleri arttırın (fındık, ceviz, fındık, fasulye, bezelye, süt, yağsız et, yeşil yapraklı sebzeler, avokado, karnabahar ve ıspanak )
• Demir eksikliğini giderin (Kırmızı et, deniz ürünleri, brokoli vs)
• Hafif müzikler dinleyin, bulunduğunuz ortamda hoş (lavanta ) kokular koklayın.
• Bol bol su için.
• Aklınıza gelen konuları not tutun, fikir defteri edinin
• Bitkisel destek olarak ginseng özütü kullanabilirsiniz (dikkat ve konsantrasyonu artırır).
• Hafızayı güçlendirici olan ginkgo biloba bitkisinin tabletleri kullanılabilir.
• Doğru ve yeterli nefes almak için nefes egzersizleri yapın.
Fiziksel aktiviteler ve zihinsel aktivasyonu arttırıcı oyunlar oynayın (satranç, bulmaca çözmek v.s.)
Uzm.Pdg.Didem Küt
21/02/2012 01:13
Bu uzmana ait tüm makaleler için tıklayın.
www.anneysen.com'da uzman olarak yer almak isterseniz uzmandestek@anneysen.com adresine yazabilirsiniz.
anneysen.com'un içeriği, sadece bilgilendirmeye yöneliktir ve bire bir olarak çözüm, sonuç, hukuki görüş, tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımamaktadır. Burada sunulan bilgilerin kesin doğruluğu garanti edilmemektedir. Uzmanlar’ın kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplarla, diğer tüm yorum ve yazılarının sorumluluğu tamamen kendilerine aittir. Aynı konuda uzman olan kişilerin aynı konuda birbiriyle çelişik cevap verebildiği haller olabilir ve bu doğaldır. Bu gibi durumlar anneysen.com'u bağlamaz ve bu tür bir şart altında tüm sorumluluk tamamen ilgili uzmanlara aittir. Uzman görüşleri sadece tavsiye niteliğindedir, gerekli görüldüğünde ilgili uzmana başvurmanız önerilir.