Çetin Özbey/Özel Eğitim

Kaynaştırma Eğitimi Kimin İçin Gerekli?

Kaynaştırma nedir, ne işe yarar, çocuk gerçekten kaynaşıyor mu, kimin için kaynaştırma gerekli, her çocuk kaynaştırmaya gitmeli midir? Buna benzer birçok soru daha sorulabilir. Neredeyse herkes için sorun haline gelmiş kaynaştırma olgusu: Engelli çocuk ailesi dertli, kaynaştırma öğretmeni şikâyetçi, normal çocuk aileleri kaygılı…
Kaynaştırma eğitimiyle adeta engelli çocuk bütün sorunlarından kurtulacakmış gibi bir düşünce yaygın. Hatta çocuğun problem davranışlarının bile kaynaştırma eğitimiyle biteceğine inananlar var. Normal çocuk ebeveynleri ise, engelli çocuğun olumsuz davranışlarının çocuklarına bulaşacağı düşüncesine sahip. Kimisi çocuğunun başarısızlığını kaynaştırma öğrencisine bağlar. Oysa engelli çocuğun davranışları bulaşıcı değil, ayrıca problem davranışları olmadığı sürece sınıftaki diğer öğrencilerin başarı düzeylerini de hiçbir şekilde olumsuz etkilemez.
Kaynaştırma eğitimi doğru yapıldığında hem özel gereksinimli çocuk için, hem de normal gelişim gösteren çocuk için birçok yarar sağlar. Ancak yanlış yapıldığında, yani kaynaştırma eğitimine uygun olmayan çocuk, kaynaştırma adı altında normal gelişim gösteren çocukların sınıflarına verildiğinde, hem kaynaştırma öğrencisi hem de diğer çocuklar olumsuz etkilenir.
Normal çocuklar, kaynaştırma eğitimi sayesinde, farklı özelliklere sahip olan engelli çocuklarla yaşamayı, gerektiğinde onlara yardım etmeyi, bireysel farklılıkları, onların da birçok üstün özelliklerinin olduğunu ve onları aşağılamamayı öğrenir. Kaynaştırma uygulamalarında, engelli çocukların sosyal, iletişim ve konuşma becerilerinin gelişmesi açısından oldukça zengin bir ortam sağlanmış olunur. Model alacağı çok sayıda akranlarıyla bir arada olmakta ve onlarla daha kolay etkileşim içine girebilmekte ve dolayısıyla sosyal, iletişim ve konuşma becerilerinde gelişme görülmektedir. Bu süreçte çocuğun gelişim ve performans düzeyine uygun akademik ve mesleki bilgi ve beceriler de çocuğa kazandırılmaktadır.
Kaynaştırmanın olumlu sonuç vermesi için öncelikle çocuğun bu eğitime uygun olup olmadığına bakılır. Öncelikle çocuğun yaşı ve eğitime devam edilen dönem dikkate alınır.
Erken Çocukluk Eğitiminde 0-3 yaş arası dönemdeki çocukların engel durumuna bakılmaksızın ve herhangi bir önkoşul aranmaksızın kaynaştırma eğitimi yapılmalı.
Okul Öncesi Eğitimi, 4-7 yaş arası çocukları kapsar. Çok aşırı hareketlilik ve dikkat dağınıklığı ileri düzeyde ise, çocuk yardımcı bir eğitimciyle sınıfa alınmalı. Ayrıca diğer çocuklara zarar verici, çocukların dikkatini dağıtıcı vb. problem davranışları varsa, bunlar ortadan kaldırılmadan veya hafifletilmeden kaynaştırmama alınmamalı. Sınıftaki öğrencilerin sayısı fazlaysa yardımcı eğitimcinin kaynaştırma öğrencisine eşlik etmesinde fayda var.
7–15 yaş arasındaki çocuklar ilköğretim okullarına tam veya yarı zamanlı kaynaştırma eğitimine devam edebilirler. Ancak burada bazı önkoşulların gerçekleşmiş olması gerekir. Tam zamanlı kaynaştırmada, kaynaştırma öğrencisi, diğer öğrenciler gibi bütün gün okuldadır. Çocuğun alıcı ve ifade edici dil becerileri, öğretmen ve arkadaşlarıyla iletişim kurabilecek düzeyde gelişmiş olmalı ve okuma yazma bilmeli. Zarar verici ve dikkat dağıtıcı problem davranışlara sahip olmamalı. Ortalama 15 dakika yerinde oturabilmeli.
Yarı zamanlı kaynaştırma uygulamalarında ise, çocuk özel eğitim kurumuna devam eder, ancak bazı derslere yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte aynı sınıfta ya da ders dışı etkinliklere katılır. Yarı zamanlı kaynaştırma eğitiminde de çocuğun uyum ve etkiletişimi bozucu davranışları olmamalı. Eğer söz konusu davranışlar varsa öncelikle bireysel eğitimle bunların üstesinden gelinmeli. Zihinsel engel düzeyleri ağır olan çocukların kaynaştırma eğitiminde çok fazla yarar görmedikleri bilinmektedir.
Kaynaştırmanın temel amacı, engelli çocuk ile diğer çocukların aynı ortamda bulunması değildir. Kaynaştırma eğitiminde engelli çocuğun diğer çocuklarla iletişim ve etkileşime geçebileceği ortamlar oluşturmak gerekir. Bu da rastgele değil planlı bir biçimde yapılmalıdır. Engelli çocuk diğer çocuklarla etkileşime geçmedikçe, onlarla ortak ilgi alanı oluşturacak etkinliklere katılmadıkça kaynaştırmanın çok da yararı olmaz. Derslerde ve teneffüslerde bir köşede duran ve yalnızlığına çekilen çocuk için kaynaştırmanın yararından söz edilemez.
Kaynaştırma eğitimi yapılan okullarla, fiziki donanım da çok önemlidir; okuldaki fiziksel ve çevresel koşullar bireyin gereksinimleri doğrultusunda hazırlanmalıdır. Dışarıdan da destek eğitim hizmetleri sürdürülmeli ve gerektiğinde bireysel eğitimle desteklenir.
Kısacası, her engelli çocuğun normal gelişim gösteren çocuklarla bir arada eğitim alma hakkı vardır; ancak çocuğun bu eğitimden fayda sağlayabilmesi için önkoşul becerilere sahip olması gerekir. En önemli önkoşul çocuğun problem davranışlarına sahip olmaması gerekir.

14/06/2011 11:27
Bu uzmana ait tüm makaleler için tıklayın.
www.anneysen.com'da uzman olarak yer almak isterseniz uzmandestek@anneysen.com adresine yazabilirsiniz.
anneysen.com'un içeriği, sadece bilgilendirmeye yöneliktir ve bire bir olarak çözüm, sonuç, hukuki görüş, tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımamaktadır. Burada sunulan bilgilerin kesin doğruluğu garanti edilmemektedir. Uzmanlar’ın kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplarla, diğer tüm yorum ve yazılarının sorumluluğu tamamen kendilerine aittir. Aynı konuda uzman olan kişilerin aynı konuda birbiriyle çelişik cevap verebildiği haller olabilir ve bu doğaldır. Bu gibi durumlar anneysen.com'u bağlamaz ve bu tür bir şart altında tüm sorumluluk tamamen ilgili uzmanlara aittir. Uzman görüşleri sadece tavsiye niteliğindedir, gerekli görüldüğünde ilgili uzmana başvurmanız önerilir.