Prof Dr Y Tarkan Soygür/Çocuk Üroloji

HİPOSPADYAS (HİPOSPADİAS)

Hipospadyas nedir ?

Hipospadyas, üretra adı verilen aşağı idrar kanalının, çocuğun pipisinin ucuna değil de alt yüzünde bir yere açılması anlamına gelir. Anlaşılacağı üzere bu çocuklarda idrar deliği olması gereken yerde yani çocuğun pipisinin ucunda değildir.

Hipospadyaslı çocukların sünnet derileri de tam gelişmemiştir. Pipilerinin alt yüzünü örtecek olan sünnet derileri yoktur. Bu yüzden pipileri sanki sünnetliymişçesine hatalı bir görüntü verebilir. Hatta bu nedenle bazen hipospadyaslı doğan bebeklere “doğuştan sünnetli” ya da “peygamber sünnetli” gibi yakıştırmalar da yapılmaktadır.

Her hipospadyaslı çocukta durumun ciddiyeti farklı olabilir. Bunu belirleyen idrar deliğinin açıldığı yer ve pipide bulunan aşağıya doğru olan eğriliğin derecesidir. Gerçekten bazı çocukların pipilerinde özellikle sertleşme sırasında belirgin hale gelen eğrilikler bulunabilir.

Tedavisi nedir ? Nasıl ve Ne zaman yapılmalıdır ?

Hipospadyasta tedavinin amacı çocuğun tam düz bir pipiye sahip olması, pipisinin tam ucundan idrarını yapabilmesi, ileri yaşamında normal cinsel fonksiyonlarını sağlayabilmesi ve tabii görüntü olarak da norma görünümde bir pipisinin olmasıdır.

Hipospadyasın tek tedavisi cerrahidir. Nadir durumlarda cerrahi öncesi pipiyi büyütmek amacı ile hormon tedavisi yapılabilir.

Hipospadyas ameliyatı için en uygun yaş, çocuğun henüz bezli olduğu ve pipisinin tam farkında olmadığı 6ay-18 ay aralığı, yani bir yaş civarıdır.

Günümüzde gelişen teknikler, kullanılan ileri düzey cerrahi alet ve malzemeler ile hastaların çok büyük bir kısmı tek bir ameliyat ile düzeltilebilmektedir.

Bazen, çok ciddi hipospadyas varlığında 2 aşamalı ameliyatlara başvurulabilmektedir. Bazen de birinci ameliyattan sonra ortaya çıkan fistül, darlık gibi istenmeyen problemlerin tedavisi için 6 ay sonra bir ikinci müdahale gerekebilmektedir.

Ameliyat sonrası süreç nasıl seyretmektedir ?

Ameliyattan sonra, çoğunlukla, yeni yapılan idrar kanlı içerisinde 4-7 gün süre ile bir tüp bırakılması gerekebilmektedir. Genelde ameliyathanede kapatılan pansuman bu süre zarfında bir daha açılmamakta, sorunsuz seyreden ve aynı şehirden gelen çocuklar 1-2 gün içerisinde tüpleri ile birlikte evlerine gönderilebilmekte ve daha sonra 1. hafta kontrollerinde tüpleri alınıp pansumanları açılmaktadır.
Ameiyattan sonra ne gibi sorunlar yaşanabilir ?

Ameliyat sonrası erken dönemde çok nadiren ufak kanamalar olabilmektedir. İçeri konulan tüpe (sondaya bağlı) bazı rahatsızlıklar meydana gelebilmektedir. Çok, çok nadir olarak yara yeri enfeksiyonları görülebilmektedir.
Sonda alındıktan sonra, başlangıçtaki hipospadyasın derecesine göre değişmek üzere, fistül (idrarın pipinin ucu yerine, yeni yapılan idrar kanalı üzerinde daha aşağıdan gelmesi) ya da stenoz (yeni yapılan idrar kanalının ucunun daralması) gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Eğer fistül gelişirse tedavisi için 6 ay beklenmeli ve daha sonra daha küçük 2. bir cerrahi müdahale ile düzeltilmelidir. Darlıklar çoğunlukla hafif genişletmeler ile 2. bir ameliyata gerek olmaksızın düzeltilebilmektedir.
Günümüzde tecrübeli ellerde ve uygun araç, gereç ve teknik kullanıldığı zaman fistül oranı çoğu hastada %5-10’u geçmemektedir.

Dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir ?

Bu ameliyat için akılda tutulması gereken en önemli nokta, ilk ameliyatın başarı şansı en yüksek ameliyat olduğudur. Başarısız ameliyatlardan sonraki 2. ve 3. ameliyatlarda başarı şansı çok belirgin olarak azalmaktadır. Bu yüzden ameliyatı yapacak olan cerrahın bu konuda çok iyi bir eğitim almış, tecrübeli bir uzman olması gerekmektedir. Günümüzde ABD ve birçok Avrupa ülkesinde kabul edilen görüş bu ameliyatların çocuklardaki üriner ve genital sistem hastalıklarının tedavisi konusunda özel eğitim almış çocuk ürologları tarafından yapılmasıdır.

16/12/2009 04:11
Bu uzmana ait tüm makaleler için tıklayın.
www.anneysen.com'da uzman olarak yer almak isterseniz uzmandestek@anneysen.com adresine yazabilirsiniz.
anneysen.com'un içeriği, sadece bilgilendirmeye yöneliktir ve bire bir olarak çözüm, sonuç, hukuki görüş, tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımamaktadır. Burada sunulan bilgilerin kesin doğruluğu garanti edilmemektedir. Uzmanlar’ın kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplarla, diğer tüm yorum ve yazılarının sorumluluğu tamamen kendilerine aittir. Aynı konuda uzman olan kişilerin aynı konuda birbiriyle çelişik cevap verebildiği haller olabilir ve bu doğaldır. Bu gibi durumlar anneysen.com'u bağlamaz ve bu tür bir şart altında tüm sorumluluk tamamen ilgili uzmanlara aittir. Uzman görüşleri sadece tavsiye niteliğindedir, gerekli görüldüğünde ilgili uzmana başvurmanız önerilir.