Didem Küt/Pedagoji

Çocuke Yalan Söyleme

Çocuk Ve Yalan
Yalan : Doğru olmayan bir şeyin, doğru olmadığı bilinerek söylenmesidir. Yani bir kasıt söz konusuur.
5 veya 6 yaşına kadar yalan söylemenin ciddi bir önemi yoktur, hatta okul dönemine kadar böyledir. Çünkü bu yaşlarda çocuk yalan ile gerçeği ayırt edemez ve bu yüzden buna yanlış veya hata denir.çocuk bir şeyi tam olarak anlamamakta, abartmaktadır. Ayrıca zihninde büyük, küçük, az, çok gibi kavramlar tam oluşmamıştır. Bunlar gelişinceye kadar yalan zannedilen ifadelerde bulunabilir ve zengin hayal gücünün verdiği genişlikle ve zekasıyla inanılmaz hikayeler uydurabilirler. Bu taklit yeteneklerini olumlu etkilediği için engellenmemelidir.
Yalan ne için söylenir?
Okula başlama çağları hem kasıtlı yapabilecekleri hem de fark etmeden yapacakları bir dönem olduğu için çok dikkatli olmalıyız. Küçük bir çocuğun yalan söylemesinin sebepleri; herhangi bir şeye karşı duyduğu korku, cezadan kurtulma, sorumluluktan kaçma olabilir. Kasıtlı yalan söyleyenin anne – baba güveni yoktur.
Örnek olarak 4 veya 5 yaşlarına bir çocuğu düşünebiliriz. Örneğin bir şey kırdığı zaman korkar ve ağlar; zaten üzülüyordur ama bir de anne bunun üstüne azarlar veya döverse bir daha hiç söylemez. Ceza ve dayak korkusunun etkisi çocukta çok büyüktür. Anne – baba rolü kadar taklit merakları ve rol – model görmeleri o kadar çok olan bir yaşta anne ve baba yalan söylerlerse de çocuk taklit eder. Özgüven eksikliği veya yaptıkları beğenilmeyen çocuklarda takdir kazanmak için de bu yola başvururlar. Çocukları kendilerini savunmak için yalan söylemeye yönlendirmemeli, yalan söylemesi için fırsat yaratmamalıyız.
Ailelerin en büyük hatalarından biri de çocuğu aldatarak, kızmayacağım dedikten sonra itiraf ettirdikten sonra sözlerini tutmayıp gereğinden fazla tepki göstermeleridir. Bu davranış, çocuğu korkutur ve bir daha böyle bir durumda söylemez, ya da yalan söyler.
Yalan söyleyen çocuğa nasıl tavır takınılmalı?
Sebepleri ve nedenleri araştırılmalı, çözümler üretilmelidir.
*Dr. Semai Tuzcuoğlu ve Dr. Necla Tuzcuoğlu
- Otoriter ailelerde sıkı kurallar ve cezalar hakimdir. Ceza alma korkusuyla çocuk yalana daha çok başvurur. Çok sıkı kontrol ve baskı varsa çocuğun yalana başvurusu daha çok olur.
- Sürekli evde olması ve ders çalışması, başarılı olması istenilen çocuğun diğer gereksinimleri dikkate alınmasına, yalan yoluyla bu gereksinimleri giderme yoluna gider.
Örnek : Büşra okula yeni başlamıştı. Sınıftaki arkadaşları önceden grup oluşturdukları için Büşra ne kadar çabalasa da aralarına almadılar. Büşra’da buluğu tatil broşürü ile arkadaşlarına babasının olduğunu iddia eder ve okul hocası aileyi arar ancak öyle bir şey gerçekte olmadığını öğrenir.
Bu örnekten anlayabileceğimiz gibi, güvensizlik de çocuğun yalan söylemesi için büyük bir faktördür. Kardeşler, kuzenler veya yakın aile çevresiyle karşılaştırılması da çocukta güvensizlik yaratabilir.
Hayali arkadaş yaratmaları da bir bahanedir. Onların hata veya yanlış yaptıklarında üzerine suç atabileceği biri olmasını sağlar.
Mükemmeliyetçi davranmaya çalışan ve bunu çocuğundan da bekleyen ailelerin çocukları da kendilerini öyle göstermek için sıkça yalana başvururlar. Bu da çocuk üzerindeki baskının ne kadar kötü bir etken oluğunu gösterir.
Çözümler
• Demokratik bir aile ortamı kurulmalıdır. Politik, açık, net ve saygı çerçevesi içinde olunmalıdır. Bu şekilde davranan ailelerin çocukları yalana daha nadir başvururlar.
• Aile içi ceza ve ödüllendirme sistemi gözden geçirilmeli ve gerekirse değiştirilmelidir.
• Arkadaş ortamı kötü örnek oluyorsa nedenleri açıklanıp anlatılmalı, gerekirse de çevre değiştirilmelidir.
• Anne – baba modelinin de hata yapabileceğini gösterip onları hata yaptıklarında ‘normal’ kavramı aşılanmalıdır.
• Dürüstlükte önemlidir. Çocuğa karşı açık olunmalıdır.
• Çocuğun neler yapabileceği bilinmelidir ve yapabileceğinin üstünde şeyler istenmemelidir.
Uzm.Pdg Didem KÜT
21/02/2012 01:11
Bu uzmana ait tüm makaleler için tıklayın.
www.anneysen.com'da uzman olarak yer almak isterseniz uzmandestek@anneysen.com adresine yazabilirsiniz.
anneysen.com'un içeriği, sadece bilgilendirmeye yöneliktir ve bire bir olarak çözüm, sonuç, hukuki görüş, tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımamaktadır. Burada sunulan bilgilerin kesin doğruluğu garanti edilmemektedir. Uzmanlar’ın kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplarla, diğer tüm yorum ve yazılarının sorumluluğu tamamen kendilerine aittir. Aynı konuda uzman olan kişilerin aynı konuda birbiriyle çelişik cevap verebildiği haller olabilir ve bu doğaldır. Bu gibi durumlar anneysen.com'u bağlamaz ve bu tür bir şart altında tüm sorumluluk tamamen ilgili uzmanlara aittir. Uzman görüşleri sadece tavsiye niteliğindedir, gerekli görüldüğünde ilgili uzmana başvurmanız önerilir.