İnanç Sümbüloğlu/Sınav Danışmanlığı

ÇOCUĞUNUZLA NASIL BİR İLİŞKİ KURDUĞUNUZU KONUŞMAYA NE DERSİNİZ?

Bugün biri gelip size aslında bugünkü davranışlarınızın pek çoğunun temelinin çok çok erken dönemlerinizde atıldığını söylese acaba ne derdiniz? Mesela bebekliğiniz de anneniz ile nasıl bir ilişki kurduğunuzun sizin bugününüzü bir ölçüde etkilediğini hatta da daha da ileri götürerek istenen bir bebek olup olmamanızın , annenizden ne kadar süreyle süt emdiğinizin ve hatta annenizin kendi annesiyle kurduğu ilişkinin bile sizin annenizle olan ilişkinizi etkilediğini ve bunun da sizin bugününüzü bir şekilde şekillendirdiğini söylese acaba ne derdiniz? Sanıyorum zihninizden “Hadi canım …” ya da “Yok artık…” gibi cümleler geçmeye başlamıştır artık?
ÇOCUĞUNUZLA NASIL BİR İLİŞKİ KURDUĞUNUZU KONUŞMAYA NE DERSİNİZ?

Bugün biri gelip size aslında bugünkü davranışlarınızın pek çoğunun temelinin çok çok erken dönemlerinizde atıldığını söylese acaba ne derdiniz? Mesela bebekliğiniz de anneniz ile nasıl bir ilişki kurduğunuzun sizin bugününüzü bir ölçüde etkilediğini hatta da daha da ileri götürerek istenen bir bebek olup olmamanızın , annenizden ne kadar süreyle süt emdiğinizin ve hatta annenizin kendi annesiyle kurduğu ilişkinin bile sizin annenizle olan ilişkinizi etkilediğini ve bunun da sizin bugününüzü bir şekilde şekillendirdiğini söylese acaba ne derdiniz? Sanıyorum zihninizden “Hadi canım …” ya da “Yok artık…” gibi cümleler geçmeye başlamıştır artık?

Aslında psikiyatri uzun yıllardır çocukluk yaşantılarımızın biz yetişkinler için oldukça önemli olduğunun farkında. Şimdilerde ise ilgi alanını genişleten psikiyatri bebeklerle ilgilenmekte ve anne çocuk ilişkisini gözleyerek kimlik oluşumu ile ilgili sorunlara dair erken dönem müdahale teknikleri geliştirmeye çalışmaktadır.

Bilim bu kadar ilerlerken ve ilgi alanını bu kadar genişletmişken çocukların kuralara uymamalarını , aşırı hareketli olmalarını , çok yemek yemelerini ya da hiç yememelerini , derslerine çalışmamalarını, çevrelerine dikkatlerini verememelerini ,hırsızlık yapmalarını , yalan söylemelerini , tırnak yemelerini , bir takım korkular geliştirip ebeveynlerinden ayrılamamalarını tek boyutlu açıklamaya çalışmak örneğin aşırı hareketliliği ya da kurallara uymamayı şımarıklığa vermek ,dikkatini verememesini ilgisizliğine vermek , çok yemesini “Boğazına da pek düşkün!” diye açıklamak pek de doğru olmasa gerek.

Psikiyatri kliniklerine getirilen ya da getiril (e) meyen ama benzer örüntüler gösteren pek çok çocuk , aileleri , öğretmenleri ve çevreleri tarafından davranışları ya da yansıttıkları ile ilgili etiketlenmektedir.Sonuca bakar ve “Nasıl bu çocuk da diğerleri gibi olur?” sorusuna yanıt ararız. Örneğin neden bu kadar çok konuşuyor demeyiz de “Bizim çocuk çok konuşur.” deriz.Çocuklarımızın neden ve nasıl sınav kaygıları geliştirdikleri ile ilgilenmektense “Neden daha fazla yapamadın? ya da Neden sen de arkadaşların gibi dikkatli olamadın?” la daha çok ilgileniriz.Geceleri altına kaçırıyorsa eğer kızarız. “Her akşam her akşam da olmaz ki canım..İnadına yapıyor.”deriz.

Aslında tam da bu nokta da bu kadar çok şey söylemişken sizlere hap bilgiler verebilmek isterdim. Hani yok da değil “Şöyle yapın , Böyle yapın. O zaman şöyle olur.” falan gibi hap bilgiler. Elbette var. Ama galiba bu yazının amacı tam da bu noktada benzerlerinden ayrılıyor.

Bu yazının ana fikri :Önce bir kendinize,sonra çocuğunuz ile kurduğunuz ilişkiye bakındır.Her şey siz ve onunla nasıl bir ilişki kurabildiğiniz noktasında başlıyor.

İnsan ana rahmine düştüğü ilk andan itibaren başlayan sürecinde dünyaya gelir gelmez ilk aradığı şey annesi oluyor. Sonra annesi ile kendisi arasındaki farkı bile anlamadığı bir dönemden geçerken yani annesinin süt veren memesinin kendisinin olduğunu düşündüğü bir dönemden geçiyor. Her ihtiyacı olduğunda o meme yeteri kadar orada olsun istiyor. Elbette bir dönem sonra öğreniyor? Meme kendisinin değil. “Peki.” diyor öteki varmış dünya da. Öyle ise onunla iyi bir ilişki kurayım. O beni sevsin ben onu seveyim. Bir dönem sonrasında fark ediyor.Biri daha var.Adı baba. “Peki.” diyor ona da bakıyor, ilişki kuruyor. Ben güvendeyim ‘e inandıktan, dünyanın iyi bir yer olduğuna kanat getirdikten sonra “Keşfedeyim.” diyor. Merak ediyor sorular soruyor.
Sonra ilk okuluna başladığında tüm bu yaşantıladıklarını referans alarak çevresiyle ilişki kuruyor.Ayrılıkla baş etmeyi öğreniyor. “Anne, babam evde.Ben okuldayım ama nede olsa gelecekler. Öyleyse ben biraz oynayayım.”diyor. Ve oynamaya başlıyor. Tabii o zamana kadar her şey yolunda gittiyse.

Çünkü bazen süreç hiç de böyle akıp gitmiyor. “Ben bu okulda nasıl kalacağım? Ben annemsiz kalamam.” demeye başlıyor mesela biri. Öteki sınıftaki tüm arkadaşlarına vuruyor, onları rahatsız ediyor. Bir başkası kendisine söylenilen hiçbir şeyi yapmıyor, öğretmeni, ailesini çilden çıkarıyor? Bir öteki sürekli tuvalete gidiyor.Bir öteki her sınav öncesi ağlıyor.Bir başkası çok heyecanlanıyor ,altına kaçırıyor?Bir öteki çevresindekilerler hiç ilişki kuramıyor , hep yalnız kalıyor.Bir öteki her gece anne babasının ortasında yatıyor.

Acaba bu çocuklara neler oluyor?

Psikolog İnanç Sümbüloğlu





17/01/2010 04:20
Bu uzmana ait tüm makaleler için tıklayın.
www.anneysen.com'da uzman olarak yer almak isterseniz uzmandestek@anneysen.com adresine yazabilirsiniz.
anneysen.com'un içeriği, sadece bilgilendirmeye yöneliktir ve bire bir olarak çözüm, sonuç, hukuki görüş, tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımamaktadır. Burada sunulan bilgilerin kesin doğruluğu garanti edilmemektedir. Uzmanlar’ın kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplarla, diğer tüm yorum ve yazılarının sorumluluğu tamamen kendilerine aittir. Aynı konuda uzman olan kişilerin aynı konuda birbiriyle çelişik cevap verebildiği haller olabilir ve bu doğaldır. Bu gibi durumlar anneysen.com'u bağlamaz ve bu tür bir şart altında tüm sorumluluk tamamen ilgili uzmanlara aittir. Uzman görüşleri sadece tavsiye niteliğindedir, gerekli görüldüğünde ilgili uzmana başvurmanız önerilir.