Aşılar

06 Ağustos 2010, Cuma | 10630 Kez Görüntülendi
 Beğen 2 anne beğendi

yesil-asi Aşılar çocuğunuzun sağlıklı büyümesi, ileride bazı sakatlıkların veya kronik hastalıkların önlenmesi için mutlaka çocuğunuzun alması gereken biyolojik ürünlerdir. Dışardan vücuda verilen bazı yabancı maddeler içerdiği için de bazı ufak yan etkileri olabilir. Bugün gelişen aşı teknolojisi sayesinde çoğu aşı ile nerdeyse hiçbir yan etki yaşamamaktayız.

Her zaman standart aşılama uygulamaları ile karşılaşamayabilirsiniz. Bu nedenle burada kısaca, söz sahibi bir üniversitenin aşı takviminden de yararlanarak bu konuda kafanıza takılabilecek bazı soruları yanıtlamak istiyoruz.

Aşı yapılırken çocuğun acısını/korkusunu hafifletmek


Aşıları yapılırken bebeğiniz muhtemelen ağlayacaktır. Aşı yapıldıktan sonra bu bölgeye temas edilirse bebeğinizin canı yanacaktır. Ateşi biraz yükselebilir ve normalden biraz daha yorgun hissedebilir.

Doktorlar genellikle ateşi düşürmek ve rahatsızlığı azaltmak için ağrı kesiciler verilmesini tavsiye etmektedirler. Bunun için genellikle parasetamol maddesi içeren şurup veya fitiller en uygun olanıdır. Doktorunuzun önerdiği doz ve sıklıkta bu ilaçları kullanabilirsiniz. Ayrıca bebeğinizi (çocuğunuzu) sakinleştirecek bazı ipuçlarından da söz edebiliriz.

• Ona önceden ne olacağını söyleyin.

• Asla iğne olmayacağı gibi bir yalana başvurmayın.

• Asla doktor-aşı-iğne üçlemesini bir ceza-korku-terbiye aracı olarak kullanmayın.

• Çocuğunuzun doktor muayenehanesini arkadaşça bir yer olarak görmesini sağlayın.

• Ona övgüler sunun.

• Aşırıya kaçmadan gereğinde ödüllendirin.

Aşılara genel bir yaklaşım yaptıktan sonra dilerseniz her aşıyı ayrı ayrı inceleyelim.

Hepatit B aşısı


Hepatit B, halk arasında “sarılık” adı ile bilinen ve karaciğerlerin iltihabı şeklinde kendini gösteren, hepatit B virüsünün neden olduğu kronikleşebilen, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Yani karaciğerin yetmezliği ile sonuçlanarak ölüme yol açabilir. Sadece virusu taşıyan kişinin kanı ile temas veya cinsel ilişki ile bulaşır. Nadiren açıklanamayan bulaşma örnekleri de literatürde mevcuttur.

Hepatit B aşısının nerdeyse hiçbir yan etkisi yoktur, çoğu zaman ateş ve yapılan bölgede şişlik bile olmaz. Hepatit B aşısı annede gebelikte tespit edilmiş Hepatit B taşıyıcılığı yoksa doğumdan itibaren ilk 2 ay içinde herhangi bir zamanda yapılabilir. Annede taşıyıcılık olması halinde aşının ve ayrca koruyucu ilacın (hepatit B immuglobülini) doğumdan hemen sonra ilk 24 saat içinde yapılması gerekmektedir. Bu uygulamalar yapılmadan bebeğin anne sütü alması önerilmez. Bu durumda her gebe anne adayının hepatit B taşıyılık durumu bebek doğmadan önce belirlenmelidir.

Annede taşıyıcılık olmasa bile bu aşının doğumdan itibaren yapılması biz çocuk hekimlerini her zaman daha rahatlatmıştır. Aşının ilk dozundan 1 ay sonra 2. dozu, 6 ay sonra 3. dozu yapılmalıdır. Anne taşıyıcı ise bu takvim 0-1-2-12. aylar olarak değişir. Aşının yeterli bağışıklık oluşturup oluşturmadığı tespit edilebilir. Bu aşı ileri yaşlarda yapılamaz mı derseniz, daha önceden aşılanmamış herkesin her yaşta bu aşıyı olması mümkündür. Ancak doğumdan itibaren olmayan aşılamalarda önce kan testi ile bireyin hepatit B taşıyıcılık durumu değerlendirilmelidir. 

Difteri-Tetanos-Boğmaca aşısı


Bu aşı yukarıda adları yazılı olan üç hastalıktan korur. Halk arasında karma aşı ve DTB/DTP diye de bilinir ve tek enjeksiyon 3 aşıyı birden içerir. Bu aşının çocuk felci ve/veya menenjit aşıları ile birleştirilmiş 4-5’li şekilleri de günümüzde mevcuttur.

Difteri nedir?


Solunum yolları, sinir sistemi ve kalbi etkileyen ciddi bir hastalıktır. Sinir sistemi ve kalbi etkileyen toksinleri üreten bir bakteriden kaynaklanır. Kalp krizi ve felç gibi sonuçları olabilir. Hatta ölümle sonuçlanabilir. Bugün yoğun aşılama sayesinde nerdeyse artık hiç görülmemektedir.

Tetanoz nedir?


Özellikle paslı metal, kirli toprak ile olan yaralanmalarda gelişen ve sinir sistemini etkileyerek kas kasılmalarına sebep olan bir toksinden kaynaklanır. İyi tedavi edilemezse ölüme yol açablilir.

Boğmaca nedir?


Bakterilerin yol açtığı diğer bir ciddi hastalıktır. Özellikle bir yaşın altı bebekler için tehlikelidir. En önemli belirtisi güçten düşürücü ve ızdırap verici bir öksürüktür.

Karma aşı yan etki açısından yıllarca en çok endişe uyandıran aşı olmuştur. Çocukluk çağı aşılarında ateş ve yapılan bölgede şişlik yapma olasılığı en yüksek olan aşı karma aşıydı. Ancak günümüzde içindeki boğmaca aşısının özellikleri değiştirlerek üretilen ateş-şişme reaksiyonları çok nadir olan aselüler boğmaca aşısı içeren karma aşılar da mevcuttur. Daha da önemlisi bu yeni tip aşılarla, yüksek ateşe bağlı havle geçirme ihtimali hiç yoktur. (Diğer aşı ile de bu olasılık çok düşüktü). Daha da önemlisi 2008 yılı itibariyle Sağlık Bakanlığımız da bu aşı uygulamasına geçmiştir. Artık sağlık ocaklarında da ateş riski düşük, içinde Hib menenjit aşısı da bulunan 5’li karma aşılar uygulanmaktadır. Nadiren reaksiyon olursa yine ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Karma aşı 2-4-6. aylarda 3 kez uygulanır, 18. ayda ve 4-5 yaş civarında 2 kez hatırlatma dozları yapılır.

Poliyomiyelit (Çocuk felci) aşısı


Aşı uygulaması sayesinde dünyadan yok edilmesi planlanan 2. hastalıktır. Sağlık Bakanlığımızın yoğun aşı kampanyaları sayesinde ülkemizde de son 4-5 yıldır çocuk felci vakası görülmemektedir. Ancak bir süre daha ağızdan canlı aşıyı uygulamamız yerinde olacaktır. Aşının sık görülen bir yan etkisi yoktur. Aşıda sonra 1 saat boyunca ağızdan bir şey verilmemesi gerekir.

Karma aşılara birlikte 2,3,4 ve 18. aylarda bir de 4-5 yaşında uygulanır. Bugün aşının karma aşı içine katılmış iğne şekli de vardır. Ancak bu aşı da yapılsa bile son dozda, toplum sağlığı açısından bir sefer damla aşıyı da alması önerilebilir. Sağlık Bakanlığımız da 5’li iğneye geçitikten sonra damla aşıyı 4. ve 18. ayalara indirmiştir.  

BCG (Verem-tüberküloz) aşısı


Akciğer veremine karşı aşını koruyuculuğu %50 gibi düşük olmakla birlikte yaygın verem veya verem menenjitine karşı %80 koruyucudur. Bu nedenle yine de ülkemiz gibi veremin sık görüldüğü ülkelerde 2-3 aylık ve ilkokul 1. sınıfta olmak üzere 2 kez uygulanır. Aşı uygulandıktan sonra 3 gün bu bölgeye su değmemelidir. Daha etkin aşı üretimi için de çalışmalar sürmektedir. Aşı yapılan yerde önce beyaz mercimek gibi bir kabarıklık oluşur. Bu önce ufak bir sivilce halini alır, içi sulanır yumuşar ve içinden iltihaplı bir sıvı akar. Daha sonra burası kabuk bağlar ve en sonunda ufak beyaz yara izi gibi bir iz kalır. Nadiren koltuk altı bölgesinde lenf bezlerinin şişmesine neden olabilir ki genellikle bu durum tedavisiz iyileşir.

Haemophilus influenza tip B aşısı (Hib veya menenjit aşısı)


Menenjit sakatlık, zeka özürü, sağırlık ve körlük gibi birçok eksiliğe hatta iyi tedavi edilmezse ölüme bile yol açabilecek bir hastalıktır. Hib aşısı halk arasında menenjit aşısı diye bilinir. İsminde geçen influenza kelimesinin belki de aşina olabileceğiniz griple yani influenza virusu ile ilgisi yoktur.

Haemophilus influenzae tip b (Hib) ilk 5 yaşta menenjit, kanda iltihaplanma, zatürre ve epiglottit gibi ağır durumlara yol açtığı için aşısı bu yaştaki çocuklara önerilir. 2-6 ay arası görülen menenjitlerin büyük çoğunluğunda sebep Hib’dir.

Toplumumuz için sevindirici olan birşey de bu aşının 2007 yılından beri Sağlık Bakanlığımızın ulusal aşı programına alınmış olmasıdır. Aşı 2-3-4. aylarda uygulanır ve 18. ayda hatrılatma dozu yapılır. Piyasadaki bazı markaların 2-4-18. aylarda yapılması yeterlidir.

Herhangi bir nedenle 1 yaştan sonra halen aşı yapılmamışsa 5 yaşa kadar tek doz yapılması yeterlidir. 5 yaşından sonra menenjit mikropları değiştiği için bu aşının yapılması bir anlam taşımaz. Çünkü bu aşının diğer menenjit mikroplarına karşı koruyucu bir etkisi yoktur. Bugüne kadar aşının ciddi bir yan etkisi görülmemiştir. Yapılan bölgede bir şişlik olabilir ve bazen bu şişlik ufalsa da 1-2 ay tamamen kaybolmayabilir. 

Konjüge pnömokok aşısı(Prevenar)


Halk arasında zatürre aşısı denmekle birlikte bu aşı pnömokokların yaptığı menenjit, septisemi gibi ağır hastalıklara karşı koruyucudur. Çalışmadan çalışmaya değişmekle birlikte %10-50 oranında orta kulak iltihabı ve sinüzit gibi basit enfeksiyonlardan da koruyabilir. Yıllardır uygulanan polisakkarit pnömokok aşısından en önemli farkı, Özel ve zor üretim teknolojisi sayesinde henüz yeterince güçlü olmayan bebeklerin bağışıklık sistemini bile uyarabilmesidir. Bu da bize aşının 2 aydan itibaren yapılabilir olmasını sağlar. Oysa polisakkarit aşı 2 yaştan önce yapılmamaktaydı.

Amerika ve Avrupa gibi gelişmiş bölgelerde 7-8 yıldır uygulanan bu aşı, oldukça pahalı bir aşı olmakla birlikte, ülkemize de 2005 kasım ayında gelmiştir. İkisi de pnömokok aşısıdır, Prevenar’da, Pnömo 23 aşısındaki 23 bakteri tipinden sadece 7 tanesi bulunur, ama konjüge aşı daha etkilidir neden? Konjüge aşı bağışıklık sistemini daha güçlü bir şekilde uyaracak bir teknolojiyle üretildiğinden daha uzun süreli ve daha güçlü bir koruma sağlar, bu 7 tip pnömokok menenjit, zatürre, bakteriyemi gibi en ağır enfeksiyon yapan bakteri tipleridir.

Şu anda 7’den daha fazla pnömokok tipini kapsayabilmesi için de çalışmalar sürmektedir. Özetle konjüge pnömokok aşısı aynı zamanda daha önce bahsettiğimiz Hib aşısı gibi bir menenjit aşısıdır. Yani biz menenjit aşısı olmuştuk buna gerek var mı sorusu yersiz bir soru olur. Çünkü bu başka bir mikroba karşı menenjit aşısıdır. Menenjit bir hastalık ismidir birçok mikrop menenjite neden olabilir.

Aşıya en erken 2-3 aylık gibi başlanabilir. Aşı takvimi başlama yaşına göre değişkenlik gösterir. 0-7 ay arasındaki bebeklere 1-2 ay arayla 3 doz, 13-15 ayda tekrar dozu olmak üzere toplam 4 doz. 7-12 ay arasında 2 ay arayla 2 doz, 13-15 ayda tekrar dozu olmak üzere toplam 3 doz. 12 aydan sonra başlanırsa, 2 ay arayla toplam 2 doz ve 24 ay sonrası tek doz uygulanır.

Aşının ruhsatı 9 yaşa kadar olmakla birlikte 5 yaş üstü uygulamalar çok gerekli değildir. Ancak özel durumlarda doktor önerisiyle veya ailenin isteği üzerine 5-9 yaş arası da uygulanabilir. Aşının gözlenen çok ciddi bir yan etkisi yoktur. Bazen yapılan bölgede şişme kızarma ve ateş gibi yan etkiler geçici olarak görülebilir.

Rotavirüs aşısı Halk arasında ishal aşısı denir. Rotavirüs kış aylarında çocuklardaki ishalin en sık nedenidir. Bazen aşırı sıvı kaybıyla uzun hastane yatışlarına, hatta ölüme bile yol açabilir. Aşısı sadece rotavirüs isimli virusun yaptığı ishale karşı koruyucudur, diğer ishal mikroplarına bağlı ishalleri önlemez. Piyasada 2 tip rotavirüs aşısı mevcuttur. Birisi 1-2 ay arayla 3 doz yapılır 5 tip rotavirüse karşı etkilidir, diğeri 2 tip rotavirüse karşı etkilidir, 1-2 ay arayla 2 doz uygulanır. İlk dozun 12 haftayı (3 ay), son dozun 32 haftayı (8 ay) geçmeden yapılması önerilir. Aşı sadece ufak bebekler içindir, 8 aydan büyük çocuklara asla uygulanmaz. Günümüzde bu kadar çok sayıda aşı enjeksiyonunun yapıldığı bir ortamda, anneler için sevindirici olan birşey de bu aşının eski çocuk felci aşıları gibi, ağızdan uygulanıyor olmasıdır. Aşının ciddi bir yan etkisi kanıtlanmamıştır, daha eski tip rotavirus aşılarında nadir olarak görülen invajinasyon** komplikasyonu 2007’de piyasaya çıkan 2 farklı marka aşıda da saptanmamıştır. Bazı olgularda hafif ateş, hafif ishal veya kusma gibi hastalık belirtilerinin basit bir taklidi olabilir. **İnvajinasyon: Çocuklarda görülen bir çeşit bağırsak tıkanıklığı.

Varicella aşısı (Su çiçeği)


Suçiçeği ateş ve ciltte önce kırmızı kabartı daha sonra içi su dolu kabarcıklar ve sırasıyla bunların kabuklanması ile seyreden, aynı sırada farklı döküntülerin bir arada görüldüğü bir hastalıktır. 1 yaşın altında ve 10 yaşın üzerinde hastalık çok ağır geçirilebilir. Ölüm ve saktalığa yol açabilecek komplikasyonlar 10 yaş üzerinde daha olasıdır. Suçiçeği aşısı fiyatı nedeniyle henüz henüz ulusal aşı programına alınamamış olan özel aşılardandır. Ancak bu gerekli değildir anlamını taşımaz.

İmkanlar dahilinde aileye bilgi verilerek yapılması önerilir. Aşı 1 yaş üzerinde yapılır, özellikle 10 yaşına kadar hastalığı geçirmemiş olanlara mutlaka yapılmalıdır. Aşıyı olan çocuklar da hastalığı çok hafif olarak geçirebilirler. 2007 yılından beri hastalığı geçirmeyen çocuklara 5 yaşında hatırlatma dozu önerilmektedir. Ciddi yan etkisi yoktur, olsa da çok çok nadirdir. Bazen birkaç gün sonra ateş olabilir, nadiren suçiçeğine benzer bir döküntü 1-1.5 ay sonra görülebilir. Aşıdan sonra aspirin 1,5-2 ay kesinlikle “kullanılmamalıdır“.

Mumps-Measle-Rubella (M.M.R/ K.K.K veya Kızamık- -Kızamıkçık-Kabakulak)


Bu aşı bir seferde üç hastalıktan korunmayı sağlar. Halk arasında Kızamık karması diye de bilinir.

Kızamık nedir?


Belirgin kırmızı lekelere yol açan viral bir enfeksiyondur. Bu hastalık, soğuk algınlığı ve yüksek ateş ile karakterize edilir. Erken dönem ve geç dönemde birçok ciddi hastalık ve sakatlık hatta ölüme gibi komplikasyonlara yol açabilir. Ülkemizde 9. ayda Avrupa-Amerika gibi yerlerde 12. ayda uygulanırdı. Ülkemizde bu hastalık sık görüldüğü için bizde aşı 3 ay erken yapılırdı, bu yüzden de koruma düzeyini arttırılabilmesi amacı ile 15. ayda tekrarlanırdı. Mart 2006 itibarıyla biz de gelişmiş ülkelerdeki 12 aydaki tek uygulama yöntemine geçmiş bulunmaktayız. 12. ayda uygunlandığı takdirde 15 ay tekrarı gerekmez. Sağlık Bakanlığımızın her yıl yaptığı kampanyalarla Kızamık, Çocuk Felcinden sonra, yok edilmeye çalışılan 2. hastalıktır.

Kabakulak nedir?


Tükürük bezlerinde şişmeye yol açan bulaşıcı viral bir hastalıktır. Şişme yüzün tek ya da iki tarafında ortaya çıkabilir. Kabakulak genellikle ateş ve hasta yemek yerken ya da ağzını açtığında ortaya çıkan ağrı ile birlikte görülür. En ciddi komplikasyonu erkek çocuklarda testislerin (yumurta) etkilenmesi ile kısırlıktır.

Kızamıkçık nedir?


Kızamıkçık ya da Alman Kızamığı, viral bir enfeksiyon olması, ateş ve deride kırmızılıklara yol açması bakımından Kızamığa benzer. Boyun bölgesinde kafa arkası ve kulak önündeki lenf bezleri de şişebilir. Aşıyı olmamış kız çocukları ileride hamile iken hastalanırlarsa özürlü bir çocuğa sahip olabilirler.

İlk KKK aşısı genellikle bebeğe 12. ayda uygulanır. 3 hastalığın da komplikasyonlarını önleyebilmek için 5-7 yaş civarında tekrarının uygulanması gerekmektedir. Aşının ciddi bir yan etksi yoktur. Bazen ateş, çok nadiren de kızamık gibi bir deri döküntüsü veya yanaklarda şişme ağrı gibi hafif kabakulak belirtileri olabilir. Ateş olursa da aşıdan 6-11 gün sonra bile geç görülebilir. Gereğinde ateş düşürücü ilaçlarla müdahale edilebilir. Daha da önemlisi bu 3’lü aşı 2007’den beri 1 yaş ve ilkokul 1. sınıf olmak üzere ulusal aşı programına dahil edilmiştir.

Hepatit A nedir?


Toplumumuzda oldukça sık görülen hepatit A ise halk arasında daha çok bulaşıcı sarılık diye bilinmektedir. Çünkü bu hastalık bir ishal kadar kolay bulaşabilir. Hasta kişilerin dışkısı ile bulaşmış yiyecek ve sular ile çok geniş halk kitlelerine bulaşabilmesi nedeniyle halk arasında bu ismi almıştır. Hijyenik olmayan şartlarda üretilmiş hazır gıdaların veya iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerin tüketilmesi, yeterince temiz olmayan yüzme havuzlarının kullanılması ve çocukların toplu bulundukları toplu bulundukları kreş ve okullar, Hepatit A’ nın yayılması için uygun birer yoldur.

Hepatit A kronikleşmese de, B kadar tehlikeli sonuçlar doğurmasa da nadiren ölümle sonuçlanabilir ve çoğu zaman da kişinin en az 3-4 hafta istirahat etmesi gerekliliği nedeniyle ciddi iş ve okul günü kayıplarına neden olmaktadır. 2 yaşını bitiren çocuklar öncelikli olmak üzeri daha önce hastalanmamış herkesin hepatit A aşısı olabilir. 6 ay arayla 2 doz şeklinde uygulanır. En az yirmi yıl tekrarı gerekmez. Aşının ciddi yan etkisi yoktur. Çoğu zaman ateş ve kolda şişme bile olmaz.

Rahim ağzı kanseri nedir?


Rahim ağzı kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen 2. kanser türüdür ve her 2 dakikada bir kadının ölümüne yol açar.

Rahim ağzı kanseri (HPV) Aşısı HPV virüsünün dünyada en çok kanser ve genital siğile neden olan 6,11,16 ve 18 no’lu tiplerine karşı etkilidir. Ne yazık ki toplumumuzdaki cinsel tabular dolayısıyla aşı ülkemizde hakettiği ilgiyi görememiştir. Ebeveynler 9 yaşındaki kız çocuklarına bu durumu konduramamakta, onun da bir gün evleneceğini ve onu da bir gün cinsel hayatının olacağını kabullenememektedirler. Dahası evleneceği erkeğin bu virusu taşıyabileceği ihtimalini de bilmemektedirler. Çünkü cinsel tabular ülkemizde sadece kızlar için mevcutken, erkekler aksine teşvik edilmektedir.

Aşının şu anki ruhsatı 9-26 yaş kız çocukları kapsamakla birlikte 45 yaşa kadar ruhsatı da çıkmak üzeredir ve erkekler için de çalışmalar sürmektedir (kanser koruması amacıyla değil, HPV taşıyıcılığını önlemek için).

Bu durumda aşının cinsel ilişki yaşından çok önce yapılmasının en yüksek korumayı sağlayacağı tartışılmaz bir gerçektir. Aşıyı olanların ileride yine de yıllık smear taramalarını yaptırmaları önerilir. Aşı şu an için 9 yaşın üzerindeki kız çocuklarına 0-2-6 aylarda 3 doz olarak uygulanmaktadır. Toplumda bu konudaki yanlış inanışın aksine tüm aşılar gibi kol kasından uygulanır, aşı uygulamasının genital bölgeyle bir ilgisi yoktur. Aşı yapılan yerde ağrı, şişlik, kızarıklık ve ateş olası yan etkilerdir.

İnfluenza (Grip) aşısı


Bu aşı ancak her yıl tekrarlandığı zaman etkili olan bir aşıdır. Virus her yıl yapısını değiştirdiği için her yıl üretilen aşı, virüsün bir yıl önceki şekline karşıdır. İnfluenza virusu dışında birçok virus nezle ve grip benzeri hastalıklara yol açtığı için bu aşıyı olunca hiç soğukalgınlığı geçirilmeyecek gibi bir inanış doğru olmaz. Aşı 6 ayın üzerindeki çocuklara yapılabilir. Astım, kistik fibroz, kalp hastalığı, böbrek hastalıkları, bazı kan ve bağışıklık sistemi yetersizliği hastalıkları veya diabet gibi kronik durumlarda yapılması daha çok önerilir. Ancak sık solunum yolu enfeksiyonları geçiren, alerjik bronşiti olan çocuklara da uygulanması koruyucu olabilir.

Aşı ilk kez uygulandığında 9 yaşın altında 1 ay ara ile 2 kez uygulanır. Daha sonraki yıllarda tek doz yeterlidir. 3 yaşın altındakilere yarım doz yapılır. Aşı sonbahar aylarında uygulanır, geciken vakalar ocak ayına kadar aşılanabilir. Aşı sonrası hafif ateş, kolda şişme, hafif grip belirtileri olabilir.

Ciddi yumurta alerjisi olan kişilere yapılmaması veya çok gerekliyse hastanede doktor göztiminde yapılması gerekir.

Polisakkarit Pnömokok (zatürre) aşısı


Streptococus pnömoniae dediğimiz toplumdan kazanılmış zatürrenin en sık etkeni olan bir bakteriye karşı hazırlanmıştır. Konjüge aşıdan (Prevenar) farklı olarak sadece 2 yaşından büyük çocuklara uygulanabilir, etkileri zayıf ve geçici olduğu için Pnömokokların yapacağı menenjit ve septisemi gibi ağır enfeksiyonlar için bir faydası yoktur.

Yine öncelikle yukarıda bahsettiğimiz riskli gruplara olmak üzere, 5 yıl ara ile 2 doz uygulanır. Dalağı olmayan hastalara mutlaka yapılmalıdır, 65 yaş üstünde de sıklıkla önerilir. Ayrıca kanıta dayalı olmamakla birlikte, çocuk hekimlerinin gözlemleri çeşitli nedenlerle veya geniz eti sonucu sık üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, orta kulak iltihabı geçiren ancak bahsedilen risk grubunda olmayan çocukların da bu aşıdan fayda görebileceği yönündedir. Bu tür çocuklara tek doz uygulanması genellikle yeterlidir. Pnömo 23 aşısı yapılan yerde şişlik ve ateş gibi yan etkilere neden olabilir.

Gelecekteki aşılar her konuda olduğu gibi tıp ve dolayısıyla aşı teknolojisi de hızla ilerlemekte. Bizim çocukluğumuzda, bugün çocuklarımıza yapılan aşıların birçoğunun adı bile yoktu. O dönemde olmayan bugün yapılan hepatit A-B, suçiçeği, menenjit, grip, zatürre gibi birçok aşı icat olmuştur. Bu gidişle daha birçokları da icat olacaktır. Ülkemizde de Rotavirüs aşısı, Rahim ağzı kanseri aşısı gibi en son çıkan aşılar bu kervana son katılan üyelerdir. AIDS aşısı henüz deneysel çalışma aşamasında olan son aşıdır, ancak henüz, klinik kullanımı başlamamıştır.

 


İlgili Etiketler: aşı,hepatit,zatüree

İlgili Uzman Makaleleri
ustun yetenek
Üstün potansiyelli çocuklarda aşırı duygusallık Türk Üstün Zeka ve Eğitim Dergisi'nde yayınlanan bir çalışmaya göre çocukları üstün potansiyel tanı devamı...
 Beğen 1 anne beğendi 1436 kez görüntülendi
sucicegi asisi
Suçiçeği aşısı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Gencer; suçiçeği aşısı hakkında bilgiler verdi.Suçiç devamı...
 Beğen 3 anne beğendi 1030 kez görüntülendi
sucicegi
Suçiçeği nasıl bir hastalıktır? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Gencer; çocukların en sık geçirdiği ateşli, döküntül devamı...
 Beğen 5 anne beğendi 852 kez görüntülendi
cocuk felci
Çocuk felci aşılarını rutin olarak mutlaka yaptırın Dünya çapında ve ülkemizde yapılan başarılı aşılama kampanyaları sayesinde neredeyse tamamen ortada devamı...
 Beğen 3 anne beğendi 1860 kez görüntülendi
otizm piucu
Otizm ve çocuğun tavırları Otizm genellikle çocuk 2 yaşında iken konuşmanın olmaması sebebi ile doktora başvurulduğu zaman anl devamı...
 Beğen 3 anne beğendi 2891 kez görüntülendi
otizm
2 Nisan-Otizm farkındalık günü 2 Nisan- Otizm Farkındalık Günü'nde; doğuştan gelen, geç fark edildiğinde hem aile için zor bir kab devamı...
 Beğen 5 anne beğendi 1758 kez görüntülendi
nezle ve grip
Bebeklerde grip ve nezlenin en iyi ilacı anne sütü Grip ve soğuk algınlığının bebeklerde sıklıkla görülmesi, bu tip hastalıklara sebep olan mikroplar devamı...
 Beğen 3 anne beğendi 4507 kez görüntülendi
çocuklara özel yılbaşı sofrası (5)
Özel gecelerde, çocuklara özel sofraların püf noktaları Aile için özel gecelerde, misafir ağırlamak için hazırlanan özel sofralarda, yetişkin yemeklerinde devamı...
 Beğen 3 anne beğendi 1443 kez görüntülendi
gebelikte bobrek tasi
Gebelikte böbrek taşı ve tedavisi Var olan böbrek taşları gebelik ile beraber idrar kanallarındaki gevşeme nedeniyle idrar kanalına d devamı...
 Beğen 1 anne beğendi 2155 kez görüntülendi
agiz hastaliklari
En sık karşılaşılan ağız ve diş sağlığı hastalıkları, problemleri “Coğrafik Dil”den “Ağız Kokusu”na, “Pamukçuk”tan “Apseler devamı...
 Beğen 2 anne beğendi 1362 kez görüntülendi

anneysen.com'un içeriği, sadece bilgilendirmeye yöneliktir ve bire bir olarak çözüm, sonuç, hukuki görüş, tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımamaktadır. Burada sunulan içerikler anneysen.com veya uzmanlar tarafından cevaplanan soruların derlenerek Site Yöneticisinin adıyla yayınlanmasıyla ya da uzmanlar tarafından yazılmış makalelerin uzman imzasıyla yayınlanmasıyla oluşturulmaktadır. Buradaki bilgilerin kesin doğruluğu garanti edilmemektedir. Uzmanlar’ın kendilerine sorulan sorulara verdikleri cevaplarla, diğer tüm makale, yorum ve yazılarının sorumluluğu tamamen kendilerine aittir. Aynı konuda uzman olan kişilerin aynı konuda birbiriyle çelişik cevap verebildiği haller olabilir ve bu doğaldır. Bu gibi durumlar anneysen.com'u bağlamaz ve bu tür bir şart altında tüm sorumluluk tamamen ilgili uzmanlara aittir. Uzman görüşleri sadece tavsiye niteliğindedir, gerekli görüldüğünde ilgili uzmana başvurmanız önerilir. anneysen.com internet sitesinde yer alan tüm içerikler Anneysen Bilişim Teknolojileri Reklam Yayıncılık ve İletişim Hizmetleri A.Ş. ne aittir. İlgili içeriklerin izin alınmaksızın ve kaynak gösterilmeksizin kopyalamak suretiyle yayınlaması halinde ilgili kişiler hakkında hukuki ve cezai işlem başlatılacaktır.